(818 S. K. m. 19, 20, 83) (1136 S. K. m. 168)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.10.2002 tarih ve 2001/1293 - 2002/1090 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 19.09.2000 tarihli dövize endeksli taşıt kredisi kullandığını, Şubat 2001 tarihinde meydana gelen ekonomik kriz sonrası döviz kurlarında aşırı yükselmeler meydana geldiğini, bu beklenmeyen hal nedeniyle sözleşmenin kriz öncesi duruma uyarlanarak, aylık taksitlerin 21.02.2001 tarihindeki kur olan 1 DEM=323.000.-TL üzerinden sabitlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşullarının oluşmadığını, davacının davadan önce temerrüde düşmüş olması nedeniyle uyarlama talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının TL kredi kullanma imkanı var iken düşük kur artışlarından istifade etmek amacıyla döviz üzerinden borçlandığı, Şubat 2001 krizi ile her iki tarafın da mağdur olup etkilendiği, davacının davadan önce bir takım taksitlerini gecikmeli ödemekle kredi sözleşmesinin 14 ncü maddesi uyarınca temerrüde düştüğünü, temerrüde düşen borçlunun uyarlama davası açamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava öngörülemeyen hal nedeniyle sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması istemine ilişkin olup, özü itibariyle böyle bir davanın menfi tespit talebini içermesine göre, davacının dava tarihi itibariyle sözleşme uyarınca ödemesi gereken miktar ile sözleşmenin talebi gibi uyarlanması halinde ödemesi gereken miktar arasındaki fark üzerinden hesaplanacak müddeabih üzerinden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacının kalan 24 aylık taksit tutarının ekonomik kriz öncesi kurla çarpımı sonucu bulunan tutar üzerinden hesaplandığı anlaşılan miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy