(2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 15. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2001/600 - 2002/841 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalandığını teminat kapsamında pert-total şeklinde hasarlandığını, başvuruya rağmen 3 ay sonra ödemede bulunduğunu, gecikmeden kaynaklanan zararın temerrüt faiziyle karşılanamayacağını, ibranamenin yetersizliği karşısında geçerlik olmadığını, müvekkilinin müzayakada altında bulunduğunu, ödemeyi zamanında yapmamasından dolayı munzam zarar oluştuğunu iddia ederek, 500.000.000 TL.nin 01.03.2001 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın 19.02.2001 tarihinde ihbar edildiğini, ekspertiz raporu ve diğer evrakların 13.03.2001 tarihinde tamamlandığını, aracın dain ve mürtehini olan bankadan ancak 24.04.2001 tarihinde onay alınabildiğini, davacının hiçbir alacağı kalmadığını, ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tespit edilen munzam zararının temerrüt faiziyle giderilebilmesinin mümkün olduğu, ibraname düzenlenirken ihtirazı kayıt koymadığı, istenilen tazminat ile ödenen arasında ciddi bir farkın olmadığı, böyle bir kaydın konulmasına engel olunmadığı, faizi aşar zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy