(556 S. KHK. m. 8\3-a) (6762 S. K. m. 57) (1086 S. K. m. 432)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.11.2002 tarih ve 2001/842 - 2002/586 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "KOÇ" ticaret unvanı ve markasını tanınmış ve maruf hale getirdiğini, davalı şirketin "Koç Un Sanayi A.Ş" adı ile yaptığı marka başvurusuna yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazında reddedilmiş olduğunu ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile markanın sicilden terkin edilmesine, haksız rekabetin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Patent Enstitüsü vekili, davalı şirketin marka başvurusunda KOÇ ibaresini ticaret unvanından ayrı bir şekilde ve esas unsur durumunda belirtmediği, kaldı ki davacının ticaret unvanını marka olarak tescil ettirdiğine dair kanıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, birbiri ile benzeşen davacı ve davalı şirket markalarının halk tarafından karıştırılma ihtimalinin davacı markası ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsayacak şekilde bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/b koşullarının gerçekleştiği, ayrıca eylemin T.T.K.nun 57/5 nci maddesine göre haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Patent Enstitüsü vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432 nci maddesine göre temyiz süresi on beş gündür. Davalı şirket vekiline mahkeme kararı 03.02.2003 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından karar on beş günlük temyiz süresinin geçirilmesinden sonra 19.02.2003 tarihinde temyiz edilmiş olmakla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/4 ncü maddesi uyarınca süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Patent Enstitüsünün temyiz itirazlarına gelince,
Dava, davalı şirket tarafından "şekil+Koç Un Sanayi A.Ş."marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddedilmesi nedeniyle davalı Enstitünün Yeniden İnceleme ve değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket "KOÇ" unvanını 28.12.1963 yılından itibaren kullanmakta olup, bu unvanı 15.12.1999 tarihinde marka olarak tescil ettirmiştir. Davalı ise bu tarihten önce 29.06.1999 tarihinde davaya konu marka başvurusunu yapmış bulunmaktadır.
Bir işaret üzerinde, bu işaretin üçüncü bir kişi tarafından marka olarak tescili amacıyla başvurusu yapılan tarihten önce bir hak elde edilmiş ise, bu hakka sahip kişi, söz konusu işaretin tesciline itirazda bulunabilir. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/3-a maddesine göre, tescilsiz işaretin korunmasını sağlayan düzenlemeden yararlanabilmek için öncelikle, işaretin ayırt edici nitelik kazanmış olması, ve ayrıca işaretin itiraz eden tarafından daha önceki bir tarihten beri kullanılmakta bulunması ve nihayet itiraz sahibinin tanınmış işareti ile başvuru sahibinin tescilini istediği işaret arasında ayniyet, benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunması gerekir (Bkz.Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 1.Bası Ekim 1999, syf.389).
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi hükmü tartışma konusu yapılarak sonucu ulaşılmış ise de, anılan maddenin somut olaya tatbik imkanı bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında tarafların ilgili delillerinin toplanarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bunun yanında, hükümsüzlüğüne karar verilip, kesinleşinceye kadar bir markanın tüm geçerli hukuki hakları marka sahibine sağlayacağı kuşkusuz olup, somut olayda davalı şirketin adına tescilli markasına güvenerek, yaptığı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturmayacağı da açıktır.
O halde, mahkemece, davacının Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının ve diğer davalı markasının iptallerine ilişkin taleplerinin dışında kalan istemlerinin tümünün reddi gerekirken, bunlardan bir bölümünün kabulü de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz isteminin H.U.M.K.nun 432/4 ncü maddesi gereğince reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açılanan nedenlerle davalı Enstitü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalı Koç Un San.A.Ş.'den başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'na iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy