(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.01.2002 tarih ve 2001/294 - 2002/304 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin 03.01.2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla, haksız şekilde ortaklıktan ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, çıkarma kararının davacıya gerekli adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğ edildiği, bu nedenle tebligatın geçersiz olduğu, 28.04.2000 tarihli yönetim kurulunda gerekli prosedür uygulanmadan ihraç kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kooperatifin 03.01.2001 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı, usulüne uygun şekilde keşide edilmiş iki ihtara rağmen aidat borcunu ödemediğinden, 28.04.2000 tarihli yönetim kurulu kararıyla ortalıktan ihraç edilmiştir. İhraç kararının ilan edildiği tarihten itibaren yasal hak düşürücü süre dolmadan iptal davası açıldığı anlaşılmaktadır. Kooperatifin 30.04.2000 tarihli genel kurul toplantısında davacının borçlarını 31.12.2000 tarihine kadar ödediği taktirde ortaklığının devamına oybirliğiyle karar verilmiştir. Bu karar bir atıfet mehli olup, borcun öngörülen sürede ödenmemesi halinde, ihraç kararının geçerliliğini koruduğu şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Dairemiz'in yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. (Y.11.HD 04.05.1998, 85 Esas/2998 Karar) Dolayısıyla, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise, çıkarma kararı kesinleşmiş sayılır. Somut olayda da, davacı edimlerini, verilen sürede yerine getirmediğinden hakkındaki ihraç kararı kesinleşmiş olup, 03.01.2001 tarihli yönetim kurulu toplantısında borcunu ödemeyen davacının ihraç işlemlerinin yapılmasına karar verilmiş olması sonuca etkili değildir. Bu durum karşısında mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy