(1163 S. K. m. 14/son)
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin ortağı olan dava dışı Engin Ç.'dan hisse devir sözleşmesi ile hisse devir aldığını, kooperatife üyelik başvurusunun ise reddedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, devir sözleşmesinin davacıya kooperatif ortaklığı hakkı bahşetmeyeceği, 25.5.1998 tarihinde ferdi mülkiyete geçiş sırasında, Müteahhit olan Engin'e verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün hatalı ve eksik işler yapması nedeniyle tapu kaydının kooperatif adına çıkarıldığı ve hakkında alacak davası açılmış olan üye Engin Ç.'nın üyelik hakkının davacıya devrinin mal kaçırma amacına yönelik olduğu, bu koşullarda üyelik hakkını devrinin mümkün olmadığı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu davada öncelikle belirlenmesi gereken husus, davanın ortaklığın tespiti istemine ilişkin bulunup, mevcut bir tapunun iptali sonucunu sağlamaya yönelik bulunmamasıdır. Davacı tarafından dava dışı Engin'den 01.06.1999 tarihli sözleşme ile ona ait olduğu kanaatiyle 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin üyelik hakları devir alınmıştır. Anılan tarihte Engin'nin kooperatif ortağı olduğu ve kendisine dava konusu dairenin tahsis edildiği 26.12.1998 tarihli yönetim kurulu kararından da anlaşılacağı üzere tartışmasızdır. Bu durumda, davacının dava dışı Engin'e ait ortaklık payını devir almayı amaçladığının ve sözleşmenin taraflarının iradelerinin bu yönde olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, kooperatif üyeliğinin devri, mutlaka o üyeye ait veya tahsisi yapılmış dairenin de devrini icap etmez. Üyeliğin ve mülkiyetin devri ayrı şeylerdir. Tüm bu açıklamalar ışığında; mahkemece, kooperatifin anasözleşmesi celbedilerek, kooperatif kayıtları da incelenmek suretiyle, davacının ortaklığa engel bir durumu olup olmadığının açık kapı ilkesi de gözetilmek suretiyle tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Dava: Taraflar arasında görülen davada Muğla Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.11.2002 tarih ve 2000/272-2002/827 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin ortağı olan dava dışı Engin Ç.'dan hisse devir sözleşmesi ile hisse devir aldığını, kooperatife üyelik başvurusunun ise reddedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, üyeliği devir eden Engin Ç.'ın aynı zamanda kooperatifin müteahhidi olduğunu, kooperatifle müteahhit arasındaki alacak davası nedeniyle dairenin tapu kaydının kooperatif adına çıkarıldığını, 25.5.1998 tarihinde yapılan ferdileşmeden sonra muvazaalı olarak devir işleminin yapıldığını, davalının devir sırasında gerekli dikkat ve ihtimamı göstermediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından dava dışı Engin Ç.'ın ortaklıktan ihracına karar verildiği, kararın iptali için açılan davanın derdest olduğu, davacının hisse devrinden 8 ay sonra kooperatife müracaat ettiği, aidat ödemediği, devrin müteahhit olan ortağın mal kaçırmasına yönelik olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkemece, davacı ile dava dışı Engin Ç. arasındaki 1.6.1999 tarihli devir sözleşmesinin davacıya kooperatif ortaklığı hakkı bahşetmeyeceği, 25.5.1998 tarihinde ferdi mülkiyete geçiş sırasında, Müteahhit olan Engin'e verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün hatalı ve eksik işler yapması nedeniyle tapu kaydının kooperatif adına çıkarıldığı ve hakkında alacak davası açılmış olan üye Engin Ç.'nın üyelik hakkının davacıya devrinin mal kaçırma amacına yönelik olduğu, bu koşullarda üyelik hakkını devrinin mümkün olmadığı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu davada öncelikle belirlenmesi gereken husus, davanın ortaklığın tespiti istemine ilişkin bulunup, mevcut bir tapunun iptali sonucunu sağlamaya yönelik bulunmamasıdır. Davacı tarafından dava dışı Engin'den 01.06.1999 tarihli sözleşme ile ona ait olduğu kanaatiyle 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin üyelik hakları devir alınmıştır. Anılan tarihte Engin'nin kooperatif ortağı olduğu ve kendisine dava konusu dairenin tahsis edildiği 26.12.1998 tarihli yönetim kurulu kararından da anlaşılacağı üzere tartışmasızdır. Bu durumda, davacının dava dışı Engin'e ait ortaklık payını devir almayı amaçladığının ve sözleşmenin taraflarının iradelerinin bu yönde olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, kooperatif üyeliğinin devri, mutlaka o üyeye ait veya tahsisi yapılmış dairenin de devrini icap etmez. Üyeliğin ve mülkiyetin devri ayrı şeylerdir.
Tüm bu açıklanan hususlar ışığında; mahkemece, kooperatifin anasözleşmesi celbedilerek, kooperatif kayıtları da incelenmek suretiyle, davacının ortaklığa engel bir durumu olup olmadığının açık kapı ilkesi de gözetilmek suretiyle tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy