(6762 S. K. m. 336, 339)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2001/2-2002/756 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, uzun yıllardır elde ettiği kazancını davalı bankaya yatırmaya gittiğinde banka yöneticisinin yönlendirmesi ve off-shore hesabındaki paralara devletçe güvence verilmediği hususunda ikaz edilmemesi nedeniyle parasını off-shore hesabına yatırdığını, bilahare davalı bankaya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulduğunu, oysa paranın davalı Off-Shore bankası hesabına gitmeyip, davalı Banka hesabında kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (910.000.000)TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ali Balkaner vekili,husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Oyakbank vekili, davacının kendi özgür iradesi ile parasını ayrı bir tüzel kişilik olan Yurt Security Offshore Ltd. Şti'ne yatırdığını, müvekkili bankanın sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının 29.09.1999 tarihinde davalı Offshore bankasına hesap açma talimatı vererek, davacı adına Yurt Offshore Bank'ta hesap açıldığı, davacıya offshore hesabı açıldığı konusunda belge verilmesine rağmen, davacının davalı bankanın uygulamasına itirazda bulunmayarak bu uygulamayı benimsediği, davalı banka ile Offshore bank'ın ayrı tüzel kişilikler olduğu gibi, davalı bankanın taahhüt altına girdiğinin davacı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığı gerekçeleriyle, davalı yurt Security Offshore Bank Ltd. Şti hakkındaki davanın işbu dava dosyasından tefriki ile yeni esasa kaydına, davalı Yurtbank hakkındaki davanın reddine, davalı Ali Balkaner hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Davacının açıkça kabul ettiği ve dosyaya ibraz edilen delillerle de anlaşıldığı gibi paranın Off-Shore hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı bankada ise dava dışı ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti.nin temerküz hesabı bulunduğu, anılan hesapta mevduat hesaplarının üzerinde bir faiz oranı verildiği, zaten davacının da bu yüksek faiz oranı nedeniyle off-shore hesabı tercih ettiği bir gerçektir. Davalı Yurtbank A.Ş.deki hesap sahibinin bu bankanın ayrı bir tüzel kişiliği olan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti. olduğuna göre öncelikle davacının bu şirketten talepte bulunması gerekmektedir. Bu durumda dava henüz erken açılmış bir davadır.
Öte yandan davalı Ali Balkaner hakkında açılan davanın hukuki dayanağı olarak TTK.nun 339 ve 336. maddelerinin olması karşısında, Yasa'nın anılan maddeleri gereğince anonim şirket yöneticilerinin şirket ortaklarını veya şirket alacaklarını zararlandırmaları durumun da şirketin bu yüzden uğradığı zararları yöneticilere karşı rücu hakkı da vardır.
Bu durumda mahkemenin davalı Ali Balkaner hakkında husumetten red kararı vermesi, davacının gerek Yurt Security Off-Shore Ltd.den alacaklarını tahsil edememesi durumunda davalı bankanın sorumluluğuna gitmelerini, gerekse bankanın kendi yöneticilerine rücu olanağını ortadan kaldırıcı nitelikte olması nedeniyle doğru görülmemiştir.
Ancak her halükarda davacı ayrı tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off-Shore Ltd'ne başvurmadan doğrudan davalılar aleyhine açtığı dava bu aşamada erken açılmış bir dava olduğundan sonucu itibarı ile doğru kararın HUMK. nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy