(556 S. KHK. m. 7, 8) (1136 S. K. m. 169)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2002 tarih ve 2001/671 - 2002/725 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.10.2003 günde davacı avukatı İlker Peksezer ile davalılardan G... T.A.Ş. avukatı Zeynep Aktürk gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı G... T.A.Ş.nin "STOP İNDİRİMDE SON DURAK" markasının tescili için yapılan başvurunun davacı adına tescilli "STOP" markası ile benzerliği nedeniyle müvekkilince yapılan itirazın kısmen kabul edildiğini, bu karara karşı davacı itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, davalı şirketin tescilin istediği markanın davacı adına tescilli ve toplumca tanınmış STOP markası ile birebir aynı olduğunu ileri sürerek, davalı markasının iltibas oluşturduğunun tespitine, davalı Enstitü'nün 09.07.2001 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, dava konusu tescil başvurusunun, davacının tescilli markası ile aynı mal veya hizmete ilişkin bulunmadığını, her iki marka arasında yazılış, biçim bakımından farklılık bulunduğunu, davacı markasının tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış bir marka olmadığı, davacı markasının kullanıldığı mal ve hizmetler ile davalı markasının kullanılacağı mal ve hizmetlerin aynı olmadığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının yerinde ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı G... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri T.A.Ş.nin marka başvurusuna karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair davalı T... P.... Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 nci maddesi gereğince, birden fazla davalı aleyhinde açılan davanın reddi halinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafından açılan işbu davada da, her iki davalı yönünden ortak nedenle reddedildiğinden, iki davalı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy