(556 s. KHK. m. 8) (1136 S. K. m. 169)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.10.2002 tarih ve 2001/343 - 2002/629 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.10.2003 günde davacı avukatı İlker Peksezer ile davalı G.... T.A.Ş. avukatı Zeynep Aktürk gelip, diğer davalı ve avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "STOP" markasının aynısının tescili istemiyle davalı şirketin tescil isteminde bulunduğunu davalı TPE'ye yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkile ait markanın tanınmış olması nedeniyle korunması gerektiğini, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğunu ve davalının müvekkili adına tescilli markanın tanınmışlığından yararlanacağını ileri sürerek, davalı Enistütü'nün itirazın reddine ilişkin 21.02.2001 tarih ve M-274 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili,her iki marka aynı olsa bile birinin ticaret birinin hizmet markası olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili,her iki markanın kullanım alanının farklı olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre,davacı adına tescilli "STOP" markasının ticaret markası olarak tescil edildiği, davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu "STOP" markasının hizmet markası olarak tescilinin istendiği davacının tescilli markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi açısından tanınmış marka sayılamayacağının tespit edildiği,TPE Başkanlığından gelen yazıda davalı şirketin "STOP" ibareli markasının tesciline yapılan itirazın reddedilmesiyle tescil kesinleşmiş ise de,başvuru sahibinin gerekli belgeleri süresinde ibraz etmemesi nedeniyle tescil başvurusunun işlemden kaldırıldığı bildirilmiş olup,bir an için davanın konusuz kaldığı düşünülse de,her hukuki ihtilafın yargı önüne konulduğu gündeki şekli ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, her iki davalı yönünden dava aynı sebeple reddedildiğine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 4/2 nci maddesi hükmü uyarınca her iki davalı vakiline tek bir vekalet ücreti takdiri gerekirken her bir davalı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy