(1086 S. K. m. 9, 21) (2918 S. K. m. 85, 110) (6762 S. K. m. 1301)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2002 tarih ve 2002/262-2002/1366 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların malik ve sigortacısı olduğu aracın neden olduğu trafik kazasında davacı şirkete kasko sigortalı aracın hasarlandığını ileri sürerek, 233.750.673 TL. nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yaşar Y., kendi ikametgahının ve kaza yerinin Kocaeli olması nedeniyle, Kocaeli Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu olayda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davalı Yaşar Y. hakkında açılan davanın tefriki ile mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili Kocaeli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 233.750.673.000 TL. nın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı sigortadan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirkete kasko sigortalı araca davalıların malik ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın çarpmasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davada, işleten, sürücü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının yer aldığı durumlarda davanın hukuki dayanağı TTK. nun 1301.maddesi yanında 2918 sayılı Kanun'un 85 ve devam eden maddelerinde yazılı hukuki sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıktır. Bilindiği gibi ilke olarak bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, HUMK. nun 9/2.maddesi uyarınca dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği, aynı Kanun'un 21.maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bunların yanında ve öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu ve ihtiyari sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde hem bu kanun, hem de HUMK. nun 9.maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. 2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesinin son cümlesinde yer alan kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de, dava açılabileceği kuralı kesin yetki kuralı olmayıp davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Dairemizin kararlılık gösteren uygulamasında da, davada Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısının yer alması halinde, sigorta rücu davasının bu davalının ikametgahında da açılması mümkün bulunmaktadır.
Dava konusu olayda, 2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesine uygun olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının ikametgahı mahkemesinde dava açıldığına göre, davalı Yaşar Y. hakkındaki davanın tefriki ile bu davalı hakkındaki davanın haksız fiilin vuku bulduğu yetkili yer mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiştir. Mahkemece, davanın yetkili mahkemede açıldığı kabul edilerek, davalı araç malikinin yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy