(6570 S.K. m.15) (1086 S.K. m.432/4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2002 tarih ve 1999/326-2002/1086 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılara ait bir işyerini kiralayan müvekkilinin, davalılarca ihtiyaç nedeniyle tahliye edildiğini, bu yerin daha sonra, mücbir sebep olmaksızın ve müvekkile yeniden teklif yapılmaksızın dava dışı üçüncü bir şirkete kiraya verildiğini, müvekkilinin bu nedenle ( 12.000.000.000 ) TL. zarara uğradığını ileri sürerek, anılan meblağın reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların ihtiyaç nedeniyle tahliye iddialarında samimi olmadıkları gibi mücbir sebeplerinin de bulunmadığı, 6570 sayılı Yasanın 15. maddesinin ihlali niteliğindeki bu fiilleri sonucu davacının toplam ( 2.951.498.848 ) TL. zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın 30.07.1997 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı vekilinin 17.02.2003 tarihli cevabi temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmeyip temyiz harcının da yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında süresi içinde yapılmış bir temyiz isteminden söz edilemeyeceğinden HUMK.nun 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz istemine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ancak dava, kiralanan işyerinden haksız tahliye nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının 1997 yılında, stok mallarını ( 2.601.498.848 ) TL. değerinin altında satmak zorunda kaldığı bildirilmiş ve bu zarar kaleminin tahsiline karar verilmiştir. Davacı, işyerinden haksız tahliyesi sonucunda adresini ve faaliyet kolunu değiştirmek zorunda kaldığını ileri sürmüş ise de, bu hususta herhangi bir delil sunmamıştır. Oysa, bu zarar kaleminin oluşabilmesi için o yörede yeni bir işyeri bulamayıp, bizzarur faaliyet kolunu değiştirmek zorunda kalınmış olunmalıdır. O halde mahkemece, davacıya bu hususta delil sunma imkanı tanınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 3 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 7.880.000 TL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy