(2004 S. K. m.50/1, 67) (6762 S. K. m. 787)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çatalca Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.05.2002 tarih ve 1998/241 - 2002/316 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.05.2003 günde davacı avukatı N. K. Şengün ile davalılardan M. ve M. Uluslararası Taşımacılık ve Turizm Ltd. Şti. avukatları O. Şentürk ve Ş. Ö. Cevheroğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin ihraç ettiği tekstil emtiasının davalı M. ve M. Uluslararası Taşımacılık ve Turizm Ltd. Şti. tarafından taşınmasının üstlenildiğini, taşımanın davalı Orkun'a ait araçla yapıldığını, ancak, satışın vesaik mukabili olduğunun konşimentoya dercedilmesine rağmen mal bedeli tahsil edilmeden alıcıya teslim edildiğini, tahsil edilemeyen mal bedeli için davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların itirazla takibi durdurduklarını ileri sürerek, itirazın iptali ve inkar tazminatına karar verilmesini İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nden istemiştir.
Davalılar vekili, icra takibinde yetki ve borca itiraz edildiğini, aynı zamanda mahkemenin de yetkisiz olduğu, zira müvekkillerinin merkezinin Çatalca'da olduğunu, TTK. nun 787 nci maddesi gereğince davalılardan birine hasredilmesi gerektiğini, FOB kaydı ile alıcısına gönderilen emtianın taşınması anlaşmasının alıcı temsilcisi E. D. firması ile akdedildiğini ve bu firmanın M. ve M. Uluslararası Taşımacılık ve Turizm Ltd. Şti. ne verdiği yükleme talimatı gereğince taşımanın gerçekleştirildiğini, taşıma senedinde malın vesaik mukabili olduğuna ilişkin kayıt bulunmadığını, navlun faturasının da E. D. firmasına fatura edildiğini, davacının sözleşme tarafı olmadığından aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının mal bedeli için ithalatçıdan çek aldığını ve bedelini tahsil edemeyince müvekkillerinden tahsil yoluna gittiğini savunarak, davanın reddi ile haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce yetki itirazı kabul edilmiş ve talep üzerine dosya gönderilen Çatalca Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının vesaik mukabili olarak ve mal bedeli tahsil edilmeden teslim yapılmaması talimatına rağmen taşıyıcının emtiayı konşimentoda alıcı olmayıp ihbar olunacak olarak gösterilen firmaya teslim ettiği, bu yüzden davacının tahsil edemediği mal bedelinden davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü'nün 1997/10822 sayılı takip dosyasındaki borca vaki itirazlarının iptali ile asıl alacağın %40'ı oranında inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Davalılar aleyhine icra takibi İstanbul 7.İcra Müdürlüğü'nde başlatılmış ve takip, icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına itiraz edilmesi üzerine durmuştur. İtirazın iptali ilk olarak İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. Anılan davada dava dilekçesinde borca itirazın iptali istenmiş, icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz ise gündeme getirilmemiştir. Anılan mahkemede davalıların bu kez mahkemenin de yetkisine itiraz etmesi üzerine, mahkemece sadece kendi yetkisi açısından değerlendirme yapılarak yetkisizlik kararı verilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden dosya Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
İcra takibinde icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına itiraz üzerine duran takibin canlandırılması için öncelikle icra dairesinin yetkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak, davalıların bu itirazı hem dava dilekçesinde yeniden gündeme getirilmemiş, hem de İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nde değerlendirilmemiş ve mahkemenin kendisinin yetkisiz olduğuna ilişkin kararı da temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden İstanbul 7.İcra Memurluğunun yetkisine ait itiraz hükümden düşürülmediğinden yetki itirazı kesinleşmiştir. Bu durumda yetkili icra dairesinde açılmış bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davası da dinlenemez.
Öte yandan kabul şekli açısından da Çatalca Mahkemeleri'nin İstanbul İcra Dairesi'ne ait takip için itirazın iptali davasında İcra Dairesi'nin yetkisine ilişkin karar vermesi de mümkün değildir. O halde, ortada ayakta olan bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy