(818 S. K. m. 20, 21, 65) (6762 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.11.2002 tarih ve 2002/872 - 2002/1037 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hesabından, davalılardan bankanın tek taraflı olarak faiz gelirinden kesinti yaparak müvekkilini zarara uğrattığını, diğer davalı TMSF'nin ise davalının zorunlu dava arkadaşı olduğunu ileri sürerek, 135.453.750.739 liranın en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili davanın reddini istemiş, karşı dava açarak menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Diğer davalı vekili, asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, gabin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın %60 reeskont faiziyle davalı bankadan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davanın davalılardan ve karşı davacı banka vekili ile asıl davada diğer davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; 19.02.2001 - 28.02.2001 tarihleri arasında işletilen ve İMKB faiz ortalamasının üstünde olduğu için ödenmeyen mevduat hesabındaki faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin itibar ettiği bilirkişi raporu, banka kayıtları incelenmeden dosya üzerinden hazırlanmış olup, uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Mahkemece, davalının savunmasında geçen gabin koşullarının oluşmadığı sonucuna eksik inceleme ile varılmıştır.
Oysa, davacı bankanın şube sayısı, aktif-pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi, uygulanan faiz oranları, T.M.S.F'nun el koyduğu bankaların dışında kalanları tarafından uygulanan faiz oranları araştırılıp tespit edildikten sonra, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum gözönünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nisbetsizlik varsa bunun oranı, repo ya da mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, bu hususlarda, içlerinde bankacılık ve ekonomi uzmanlarının bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor veya aynı kuruldan ek rapor alınarak değerlendirme yapılmak gerekirken, yetersiz rapora ve eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre,asıl davada davalılardan TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle,asıl davada davalılardan TMSF vekili ile diğer davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,asıl ve karşı davada verilen hükümlerin,asıl davada davalılardan TMSF ile diğer davalı-karşı davacı banka yararına BOZULMASINA,2 nolu bentte açıklanan nedenle,asıl davada davalılardan TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy