(2918 S. K. m. 85, 109)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.11.2002 tarih ve 2002/145 - 2002/1006 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, nakliyat sigorta poliçesi yapılan iş makinasının dava dışı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın %100 kusurlu olarak taşıyıcı araca çarpması neticesinde sigortalı iş makinasında meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, birleşen dava ile birlikte 9.750.000.000.-TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Gülnur A. vekili, davanın bir yıl içerisinde açılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davanın bir yıl içinde açılmadığı ve davalı Gülnur'un sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Osman hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalı Gülnur hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Davacı sigorta şirketi ile davalılar arasındaki ilişki sözleşmeden kaynaklanmamaktadır. Tazminatın kaynağını Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devam eden maddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğu oluşturmaktadır. Sigorta rücu davalarında zamanaşımı 24.09.1971 gün ve 165-102 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da belirtildiği gibi, halefiyet ilkesi açısından sigorta ettirenin açacağı davanın tabi olduğu zamanaşımı süresine göre belirlenmelidir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 ncu maddesinde 2 yıllık zamanaşımı öngörülmüş olup, bu süre sigortalıya halef olan sigorta şirketi açısından da kaza tarihinden itibaren başlar. Somut olayda tazminatı doğuran kaza 24.05.1999 tarihinde meydana gelmiş ve dava 14.09.2000 tarihinde açılmıştır. O halde davanın zamanaşımı süresi içinde açılmış bulunmasına göre işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy