(818 S. K. m. 270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2002 tarih ve 2002/266 - 2002/562 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki rödevans sözleşmesine konu olan yerin az rezerv ihtiva etmesine rağmen, müvekkilinden fazla rödevans bedeli alındığını ileri sürerek, 12.084.125.235. TL.sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda kesin hüküm bulunduğunu ve iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 21.12.2001 tarih 2001/7560-10104 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki rödevans sözleşmesinin feshinden sonra davacının teminat mektubunun irat kaydedildiği, 17.03.1997 tarihli bilirkişi raporuna göre sahadaki üretilebilir rezervin sözleşmede belirtilen rezervden 34.801 ton daha az olduğu, bu durumda davalının fazla ödeme yapmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rödövans sözleşmesine konu sahanın az rezerv ihtiva etmesi nedeniyle fazla ödenen rödövans payının istirdatı talebine ilişkindir.
Taraflar arasında yapılan 21.10.1992 tarihli sözleşme ile davacının beş yıl içerisinde sözleşmeye konu 17 nolu sahada yapacağı çalışmalar neticesinde toplam 262.400 ton kömür üretmeyi taahhüt ettiği ve bu amaçla çalışmalara başladığı, davacı şirketin sahadaki kömürün taahhüt edilenden az olduğu şüphesine kapılması sonucu ilk olarak 25.05.1995 tarihinde yaptırdığı tespitte üretilebilir kömür rezervinin taahhüt edilen miktardan 19.299 ton fazla çıktığı, daha sonra 17.03.1997 tarihinde yapılan tespitte ise bu kez üretilebilir kömür rezervinin taahhüt edilen miktardan 34.801 ton daha az olduğu belirlenmiş, bu rapora göre açılan ilk davada mahkemece verilen kabul kararı Dairemizce davanın kira sözleşmesi sona ermeden zamansız açılmış olduğu gerekçesiyle, bozulmuştur.
Bu kez yapılan yargılamada yeni bir inceleme yapılmaksızın ilk davadan önce yapılan 17.03.1997 tarihli tespit raporu ve bu raporu benimseyen bilirkişi raporları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma eksik incelemeye dayalı olup, karar vermeye yeterli değildir.
Öncelikle üzerinde durulması gereken konu aynı saha üzerinde yapılan tespitlerde alınan farklı sonuçların nereden kaynaklandığı hususudur. Bu konuda her iki raporu da denetleyen ve önceki yargılama sırasında alınan 08.10.1997 tarihli ilk bilirkişi raporunda her iki rapor arasındaki farklılığın iki sebebinin bulunduğu, buna göre, birinci sebebin kömür yoğunluklarının farklı olarak alınmış olduğunu, yani, 1995 tarihli raporda kömür ile arakesme (kumtaşı, silttaşı, kiltaşı ve şist gibi bileşenlerden oluşan) karışıma göre hesaplama yapılmış iken, 1997 tarihli raporda ise satılabilir düzeyde temiz kömürün esas alınmış olduğunu, ikinci sebebin ise, topuk olarak bırakılması gereken rezerv miktarının her iki raporda farklı olarak alınmış olmasından kaynaklandığı açıklanmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 11 nci maddesine göre işletmecinin sözleşme konusu sahadan, üretimden veya üreterek oluşturduğu stoklardan temin ederek sevk edeceği toz, krible, parça vs. her türlü kömür için ayrım yapılmaksızın aynı oranda rödövans payının tahakkuk ettirileceği düzenlenmiştir. Gerek yargılama dışında ve gerekse yargılama içinde alınan raporlarda davaya konu alandaki kömür miktarı teknik verilere göre incelenmiş olup, sözleşme ve şartname hükümleri ile birlikte değerlendirme yapılmamıştır.
O halde mahkemece yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle daha önce alınan raporlardaki veriler sözleşme ve şartnamedeki düzenlemelere göre tartışılıp değerlendirilmesi, dolayısıyla rödövans payına esas kömürün hangi niteliklere haiz olacağı ve topuk payı konusundaki düzenlemelerin dikkate alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy