(6762 S. K. m. 368) (4389 S. K. m. 7, 8, 14, 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.12.2002 tarih ve 2002/454- 2002/1146 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve fer'i müdahil Süzer Holding A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.10.2003 günde davacı avukatı Melek Küreminoğlu ile davalı avukatı Necdet Gürsel ve Fer'i müdahil avukatı Nejat Doğan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın bankacılık yapma izninin BDDK'nın 9.7.2001 ve 3078 sayılı kararı ile Bankalar Kanunu'nun 14/3-4 maddesi hükümleri delaletiyle anılan yasanın 20/2 fıkrası uyarınca kaldırıldığını, genel hükümlere göre tasfiyesine başlandığını, 27.03.2002 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına Süzer Holding A.Ş.ne ait payları temsilen müvekkilinin çağrılması gerektiği halde çağrılmadığını ve toplantıya gitmesine karşın katılımının engellendiğini, oysa Süzer Holding A.Ş.nin Bankalar Kanunu'nun 8/2.c maddesi uyarınca temettü hariç ortaklıktan kaynaklanan haklarının müvekkiline ait olduğunu, aynı şekilde Süzer Holding A.Ş.nin gerek davalı bankanın, gerekse Kentbank A.Ş.nin büyük hissedarı olup, müvekkile devredilmesiyle kurucularda aranan nitelikleri kaybettiğini, bu nedenle çağrının usulüne uygun yapılmamış olması ve toplantıya katılmaması gereken Süzer Holding A.Ş.nin katılmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 27.03.2002 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptalini ve Süzer Holding A.Ş.nin bu hisselerle ilgili ortaklık haklarını kullanmasının hüküm kesinleşinceye kadar tedbiren önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çağrının usulüne uygun yapıldığını, davacı adına sunulan vekaletnamenin gerçek pay durumunu göstermediğini, pay durumu düzeltilip gönderilen faksın hiçbir geçerliliği olmadığını, ayrıca pay defterinde davacı TMSF'nin Süzer Holding A.Ş.nin paylarını temsil edeceğine dair herhangi bir karar veya talep bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil Süzer Holding A.Ş.vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı bankanın mevduat kabul etmeyen bir banka olmakla tasfiye halinde bir A.Ş. statüsüne girdiğini, bu nedenle müvekkilinin temettü dışındaki haklarını kullanmasının davacıya devredildiği şeklindeki iddianın dayanaksız olduğunu ve genel kurulun iptalini gerektirir bir durum bulunmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, davalının iptali istenen genel kurula yapılan çağrı ve ilanda TTK'nun 368 nci maddede belirtilen yasal sürelere uyulmadığından genel kurulda alınan tüm kararların geçersiz ve hükümsüz olduğu, ayrıca davalı bankanın %63.50 payına sahip Süzer Holding A.Ş.nin 9.7.2001 tarihinde temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi 4389 sayılı yasanın 14/3-4 maddesi gereğince TMSF'ye devredilmiş olan Kentbank A.Ş.nin de, %99.9 payına sahip kurucu ortağı olduğu ve anılan yasanın 8/2.C maddesi hükmü uyarınca kurucularda aranan nitelikleri kaybedenler ile Kurulun iznini almadan pay edinen ortakların temettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamayacakları ve bu halde ortaklık haklarının Fon tarafından kullanılacağının öngörüldüğü, ortaklık hakları içerisinde oy kullanma hakkının da, bulunduğu, Süzer Holding A.Ş. nin TMSF'ye devredilen Kentbank A.Ş.nin %10'nundan fazla oranda kurucu ortağı olduğu ve 4389 sayılı yasanın 7/2 B.BC maddeleri gereğince kurucularda aranan nitelikleri yitirdiği ve bu durumda tasfiyesine karar verilen bankanın genel kurul toplantısına katılma ve oy kullanma hakkının Süzer Holding A.Ş. de değil, davacı TMSF'de bulunduğu gerekçesiyle,27.03.2002 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğünün tesbiti ve iptaline, Süzer Holding A.Ş.nin 1.905.000 adet payla ilgili ortaklık haklarını kullanmasının tedbiren karar kesinleşinceye kadar önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer'i müdahil Süzer Holding A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye halinde bulunan davalı bankanın 27.03.2002 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline ilişkin olup, Dairemizin kökleşen uygulamalarına göre çağrının usulsüz olması hali dava açma yönünden davacıya bir hak verdiği kabul edilmekte ise de, bu husus tek başına alınan kararların iptali için yeterli olmayıp, kararların iptali için ayrıca genel kurulda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun iddia ve ispat edilmiş olması gerekir. Bu itibarla mahkemenin çağrı usulsüzlüğüne dayalı davayı kabul gerekçesi doğru değil ise de, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının diğer gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve fer'i müdahilin yönetim ve denetimi 4389 sayılı yasanın 14/3-4 maddesi gereğince TMSF'ye devredilmiş bulunan Kentbank A.Ş.nin de % 99.9 payına sahip hakim ortağı bulunması sebebiyle TMSF'nin aynı yasanın 15/7-a maddesi uyarınca tasfiyesi genel hükümlere göre yürütülmesine karar verilen davalıda bulunan paylarının temettü hariç ortaklık haklarını kullanmasının mümkün bulunmasına, yasanın amacına uygun yorumunun da bunu gerektirmesine göre, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalı ve fer'i müdahilden alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy