(4389 S. K. m. 14/5-d) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.03.2002 tarih ve 2001/1237 - 2002/197 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı tarafından 79.230 DM ve 25.000 USD zarara uğratıldığını ileri sürerek, bu meblağların tahsilini talep ve dava etmiştir.
İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce, 4389 sayılı Yasa'nın 14/5-d bendi uyarınca, dosyanın İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu mahkemece de yasa maddesindeki koşulların bulunmadığı gerekçesiyle görevsizliğe, karar kesinleştiğinde dosyanın İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davanın açıldığı İstanbul Asliye 2 nci Ticaret Mahkemesi, 26.06.2001 tarihli nihai kararı ile dava dosyasının ( kararı temyiz edilen ) İstanbul Asliye 1 nci Mahkemesi'ne yazılı gerekçe ile "tevdiine" biçiminde karar vererek, dosyadan elini çekmiştir.
Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, taraflardan birinin başvurusu beklenilmemiş, dosya bir müzekkere ile kararı müteakip mahkemece kendiliğinden gönderilmiş, bir başka anlatımla dosya, HUMK.nun 193 ncü maddesine uygun şekilde ( kararı temyiz edilen ) mahkemeye gelmemiştir.
Oysa,dosyayı gönderen Ticaret Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki, 4389 sayılı Bankalar Kanunu`nun değişik 14/5-d madde hükmü bakımından görev ilişkisi olup, HUMK.nun belirtilen yasa maddesi hükmündeki usulün uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava dosyası usulüne uygun surette kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, davaya bakılması doğru olmamıştır.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy