(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 74, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.10.2002 tarih ve 2002/35 - 2002/1015 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.10.2003 günde davalı avukatı Cenal Saygı gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif tarafından müvekkili hakkında verilen ihraç kararının kesinleştiğini ve davacı yerine yeni ortak alındığını, davacı tarafından ödenen aidatlardan 1.500.000.000.-TL.nı ödeyen davalının kalan kısmı davacıya ödemediğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olmadığını, kooperatifin kira, telefon gibi giderlerinin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kooperatif üyeliğinden ayrıldığı yıl sonu itibariyle genel kurulun bilançoyu tasdik ettiği, davacı alacağının ödenmesi halinde kooperatif varlığının tehlikeye düşmeyeceği ve davacı alacağının istenebilir olduğu gerekçesiyle, icra takibine davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 5.845.359.863.-TL asıl alacak ve 1.757.471.297.-TL işlemiş faiz üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle devamına, 3.041.132.464.-TL icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin (2) numaralı, davacı vekilinin ise (3) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı tarafından kooperatife ödenen aidatların istirdadına ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir. Davalı kooperatif yönetim kurulunun 07.12.2000 günlü toplantısında davacının ihracına karar verilmiş, 27.05.2001 tarihli genel kurul toplantısında da ihraç kararı onaylanmıştır. 02.08.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile de, A. Nusret Aşık'ın davacı yerine yeni ortak alındığı taraflar arasında tartışmasızdır.
Davalı kooperatif Anasözleşmesi'nin 15/1 nci maddesinde devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. hükmü bulunmaktadır. Aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde, eski ortağın 21 nci madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir. hükmü yer almaktadır. Anasözleşme'nin anılan hükmü uyarınca davacı alacağı, davacı yerine alınan yeni ortağın, ortaklık bedelini kooperatife ödediği tarihte muaccel olacaktır. Mahkemece, davacı yerine ortak olarak alınan A. Nusret Aşık'ın ortaklık payını davalı kooperatife ödediği tarih belirlenerek, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olup olmadığı ve davacıya ödenecek temerrüt faizinin bu tarihten itibaren hesaplanması gerekirken, anasözleşmenin anılan hükmü dikkate alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan; dava, icra takibine itirazın iptali davası olup, davacı vekili icra takip dosyasında, asıl ve işlemiş faiz alacağının miktarını ayrı ayrı göstermiştir. Mahkemece, davaya konu icra takip talebinde yazılı işlemiş faiz miktarından fazlasına hükmedilerek, HUMK.nun 74 ncü maddesinde yazılı talepten fazlasına hükmedilemeyeceği usul kuralına aykırı karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince; hükme esas alınan 19.06.2002 günlü bilirkişi raporunda, 20.12.1995-31.07.2000 tarihleri arasında davacı ödemelerinin toplam 7.557.050.000.-TL olduğu belirtilmiş ise de, davacı vekili, davacı ödemeleri toplamının 7.916.000.000.-TL olduğunu beyan ederek, 12.08.2002 günlü dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Mahkemece, davacı vekilince yapılan itirazların cevaplandırılması ve sunduğu ödeme belgelerinin değerlendirilmesi açısından bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınması gerekirken, davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmaması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy