(1086 S. K. m. 193) (6762 S. K. m. 57, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.05.2002 tarih ve 2001/189-2002/222 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili adına marka olarak tescilli COSMO SHOP ibaresini, açtığı mağazanın ışıklı tabelasına, kasa fişine, mağaza içindeki fiyat etiket kartonuna ve poşetlerine aynen yazmak suretiyle haksız rekabet yarattığını, markaya tecavüz ettiğini ileri sürerek, haksız tecavüzün tespit ve önlenmesine , markaya haksız tecavüz nedeniyle 4 milyar TL. maddi ve 4 milyar manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın açıldığı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı ile dosya gönderildikten sonra, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, davalının işyerinde "Cosmo Shop" lafzını taşıyan mağaza tabelası, satış fişi, poşet ve tanıtım ilanlarında kullanılmasının önlenmesine, 1 milyar maddi ve 1 milyar manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davanın açıldığı İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nin 26.02.2001 tarihli nihai kararı ile dava dosyasının ( kararı temyiz edilen ) İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine "gönderilmesine" karar verilmiştir.
Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, taraflardan birinin başvurusu beklenilmemiş, dosya bir müzekkere ile kararı müteakip mahkemece kendiliğinden gönderilmiş, bir başka anlatımla dosya, HUMK'nun 193. maddesine uygun şekilde İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gelmemiştir.
Oysa, dosyayı gönderen Ticaret Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, belirtilen yasa maddesi hükmündeki usulün uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava dosyası usulüne uygun suretle kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, esas kaydına bu yönde meşruhat verilip, kapatılarak dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmek gerekirken, davaya bakılarak, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy