(818 S. K. m. 21, 42, 106, 107) (4721 S. K. m. 3)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.02.2002 tarih ve 2001/1290 - 2002/99 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile A.... Bankası arasındaki ömür boyu aylık gelir sözleşmesi uyarınca bağlanacak gelirin ülkenin ekonomik durumuna göre ayarlanacağının vaat edildiğini, ancak çok düşük ödemeler yapıldığını ileri sürerek, gelirin aylık 533.000.000.-TL olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka tasfiye kurulunca alınan karar gereğince sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle dava konusunun ortadan kalktığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı banka tasfiye kurulunca alınan sözleşmenin feshinin davacı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle dikkate alınamayacağı, davacının gerçekte hak ettiği miktarın çok fazla olması nedeniyle takdiren MK.nun 3 ve BK.nun 42 nci maddeleri uyarınca bir indirim yapılarak, davanın kısmen kabulü ile davacıya bağlanan emekli aylığının dava tarihinden itibaren (375.000.000.-) TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Tasfiye halinde T. E.... Bankası A.Ş. Tasfiye Kurulu 28.12.2001 sayılı ve 85 nolu kararıyla, "bankacılık işlemi olmadığı gerekçesiyle, Z.... Bankası'na iade ettiği hesapların kapatılmasına, bakiyelerin ödenmesine" karar vermiş ve bu karar uyarınca da davacı tarafından açılan davanın reddolunması talep edilmiştir.
Sonradan E.... Bankası'na devredilen A.... Bankası ile davacı arasında yapılan sözleşmenin ilk sayfasında yer alan 3 ncü maddede, Anadolu emeklilik geliri ödemelerinin en az beş yıl devamlılığı hususuna yer verilmiştir. Keza arka sayfasında yer verilen 4 ncü madde de bu hesabın kapanması halinde tarafların edimlerinin ne olacağı kararlaştırılmış bulunmaktadır.
Anılan maddelerin birlikte yorumlanmasından bu sözleşmenin yatırılan bir miktar yabancı paraya karşılık, mevduat sahibine irat bağlanması olarak nitelenen ilişkinin "Ömür Boyu Emeklilik Geliri, olarak nitelenmesi bu konudaki yasal mevzuata uygun olmayacağı gibi, bu sözleşmenin en az beş yıl devam edeceği yolundaki 1/3 ncü madde hükmü karşısında süresiz olduğunun kabulü de mümkün değildir. 4 nolu madde de tarafların ilişkilerini sona erdirebilecekleri, bu halde edimlerine ne olacağını düzenlemekle, gerek davacıya gerekse davalıya sözleşmeyle oluşturdukları ilişkiyi sona erdirme imkanı tanınmış bulunmaktadır.
Dairemiz'in 25.10.2002 tarihli ve 2001/7365 - 2002/477 sayılı kararında da değinildiği gibi, taraflarca ülkenin uzun süreden beri içerisinde bulunduğu yüksek enflasyon karşısında, kendisinden beklenen yararı sağlamaktan çok uzak olduğu süresiz sözleşmenin tarafların başlangıçta birbirlerine taahhüt ettikleri menfaatler dengesinin aşırı bir biçimde bozulması nedeniyle işlem temelinin çöktüğü kuşkusuzdur. Olağanüstü ve elverişsiz ekonomik koşullar karşısında tasfiye aşamasına gelmiş davalı bankanın sözleşmede yer alan fesih yetkisini kullanmasında yasaya aykırı bir neden bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, mahkemece davalı tarafça fesh edilen sözleşme de uyarlama imkanının kalmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmek gerekirken, yazılı nedenlerle davanın kabul edilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, E.... Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy