(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.12.2002 tarih ve 2000/72-2002/807 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hasan ve Ege Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm davalılar Hasan ve E... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Hasan'ın yerinde görülmeyen tüm, davalı E... Sigorta A.Ş. vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortasından kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Kaza tutanağında sigorta durumunun açıkça yazılmış olmasına ve davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli poliçe örneğine göre, kazaya neden olan 26 AV 865 plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu anlaşılan E... Sigorta A.Ş.nin hasar bedelini poliçe limitiyle ödeme yükümlülüğü bulunmasına karşın, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 ve 99 ncu maddeleri uyarınca hükmedilen hasar bedeli için ödeme tarihinden itibaren sigortacı hakkında faize hükmedilemez. Anılan yasa hükümlerine göre dava açılmadan önce başvuru olup olmadığı, yapılan başvurunun tebliğ belgesi bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılarak davadan önce davalı sigortacının temerrüde düşüp düşmediği belirlenmeli, başvuru olması ve belgelenmesi halinde temerrüt tarihinin tebliğe 8 işgünü ilavesiyle bulunması, başvuru olmaması veya belgelenmemesi halinde ise dava tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi için temerrüdün gerçekleşeceği göz önüne alınarak buna göre temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken ödeme tarihinden itibaren faizle sorumluluk ilkesinin davalı zorunlu sigortacı hakkında da uygulanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hasan Ö.'in tüm, davalı E... Sigorta A.Ş. Vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 255.150.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Hasan'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı sigortaya iadesine, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy