(556 S. KHK. m. 8/1-b) (6762 S. K. m. 52, 56, 57) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.11.2002 tarih ve 2001/523-2002/655 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Patent Enstitüsü vekili ve davalı Şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, "CASA" ibaresinin 1992 ve 1995 yıllarında müvekkili Hasan Kasan adına marka olarak tescil edildiğini, diğer müvekkili şirket ile yapılan lisans sözleşmesi ile bu markanın aralıksız kullanıldığını, davalının tescil istediği "CASAMİA" markası ile müvekkili markanın benzer ve aynı mallar için tecil edilmek istendiğini, davalı Enstitüye yapılan itirazın reddedilmiş olduğunu ileri sürerek, davalı Enstitünün Y.İ.D.K. kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davasında ise, aynı taleplerini yinelemiştir.
Davalı Patent Enstitüsü vekili, tarafların ibarelerinin benzer olmadığı, markanın kullanıldığı malların araştırma yapılarak alınması nedeniyle tüketici nezdinde yanıltıcı olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların yazı ve telaffuz itibariyle benzer olmadığını, iltibas yaratmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının tescilli markası ile davalı başvurusu arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik olduğu, kullanıldıkları malların aynı sınıfa dahil veya ilişkili mallar oldukları, davalı başvurusundaki "MİA" ekinin ayırtediciliği sağlamadığı, 556 Sayılı KHK.nin 8/1-b maddesi uyarınca tescil edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Patent Enstitüsü vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı Enstitünün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili 23.10.2002 tarihli celseye mazeret bildirerek katılmamış, mahkemece mazeret kabul edilerek yeni duruşma gününün cevap bonosu ile bildirilmesine karar verilmiştir. Davalı şirket vekiline gönderilen cevap bonosunda duruşmanın 27.11.2002 tarihine bırakılmasına rağmen maddi hata ile duruşma günü 27.12.2002 tarihi olarak bildirilmiş ve anılan celsede davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda duruşma gününün yanlış bildirilmesi nedeniyle davalı şirket vekilinin savunma hakkı kısıtlanmış olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunun yanında davalı şirket vekiline gönderilen bilirkişi raporu da tebligat günü geçmiş olması nedeniyle iade edilmiş, rapor tekrar tebliğe gönderilmeyerek bu konuda da davalı şirket vekilinin savunma hakkı kısıtlanmış olmakla kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı şirket vekili ile davalı Patent Enstitüsü vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy