(6762 S. K. m. 1303) (2918 S. K. m. 24, 94)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/788 - 2002/1150 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Halil Kocabıyık vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın, müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalandığını, alkollü ve kusurlu olarak 3 ncü kişiye verilen zarar bedeli olan 750.000.000.-TL.nın müvekkilince karşılandığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Halil, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Halil Kocabıyık vekili temyiz etmiştir.
Dava, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ilişkisine dayalı rücu davasıdır.
Dosya kapsamına göre, sözü edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, davacı ile davalılardan Halil arasında,19.09.2000 tarihinde bir yıl için düzenlenmiş olup, 22.03.2001 olan olay tarihinden önce 20.10.2000 tarihinde araç, bu davalı tarafından dava dışı Ali İnce`ye noter senedi ile satışı yapılmış ve bu kişi 07.02.2000 günü davacıya zeyilname düzenleterek, onunla sözleşme ilişkisine girmiş, aracı yeni plaka numarası ile üzerine tescil ettirmiştir.
TTK.nun 1303 ncü maddesi hükmünün aksine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94 ve Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın 9 ncu maddesi uyarınca, sigorta ettiren araç işleteninin ( davalılardan Halil'in ) devri 15 gün içinde sigortacıya ( davacıya ) bildirmesi gerekmekte olup, sigortacının da yeni işletenle ( dava dışı Ali ile ) sigorta sözleşmesini devam ettirip, ettirmeme hususunda takdir hakkı bulunmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı KTK.nun 24 üncü maddesine göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ibraz edilmeden bir aracın yeni malik adına trafik siciline tescili de mümkün değildir.
Somut olayda da, bu yasal düzenlemelere uygun olarak, davacının, davalılardan Halil ile olay tarihinden önce sigorta ilişkisi sona erdiğinden, bu davalıya husumet düşmeyeceği açıktır. Zira, kaza tespit tutanağında, davacının düzenlediği zeyilname bilgilerinin ve malik olarak da sigorta ettiren konumundaki dava dışı Ali`nin yer alması ve de zarar gören 3 ncü kişinin kazadan sonra bu zeyilname ile davacıya başvurması da bu kabulü doğrulamaktadır.
Bu durumda; mahkemece, davanın davalılardan Halil bakımından husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı bakımından da yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalılardan Halil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy