(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.01.2001 tarih ve 2000/368 - 2001/9 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Erdemli Şubesinden aldığı kredi ile satın aldığı aracının davalının kuruluşu olan dava dışı Anadolu Anonim Türk Sigorta şirketi tarafından yapılan kasko sigorta poliçesi prim peşinatının müvekkilinin bu şubedeki hesabından davalı tarafından virman yolu ile sigorta şirketine havale edildiğini, oluşan mutabakata ve hesapta para bulunmasına rağmen davalının diğer taksitleri havale etmediğini, bu yüzden de sigorta şirketinin bir kazada hasarlanan aracın zararını karşılamadığını, bundan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 15.000.000.000 lira zararın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının virman veya otomatik ödeme talimatı ve hesapta parası bulunmadığını, sigorta ettiren olarak prim taksitlerini ödemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının yazılı virman talimatı ve hesapta parası bulunmadığı için primlerin yatırılmamasından davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı sigorta ettirenin, dava dışı Anadolu Anonim Türk Sigorta şirketinin, araç hasarını ödemeyeceğine ilişkin yanıtı ile yetinmeyerek, bu sigorta aleyhine dava açması sonrasında olumlu sonuç alamaması halinde, işbu davanın açılması ve bundan sonra davalı bankanın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bu aşamaya gelinmeden önce erken açılan işbu davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi düşünülmeden işbu davanın bakılması ve esasa ilişkin yazılı gerekçelerle reddi isabetsiz ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy