(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 31.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.12.2002 tarih ve 2003/195 - 2002/832 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete ZMSS.poliçesi ile sigortalı aracının tam kusurla 3 ncü kişiye verdiği 1.068.000.000 lira hasar bedelinin müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, ağır kusurlu olduğu ve tedbir almayarak sigortacının zararını arttırdığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava,ZMSS.sözleşmesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Aracını davacı şirkete ZMSS.poliçesi ile sigorta ettiren davalının dava dışı sürücüsünün tam kusur ile araç kullandığından bahisle Genel Şartların 4/a bendi hükmünü davalıların ihlal ettiği iddia edilmiş olup,mahkemece,sürücünün ağır kusuru nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS. Genel Şartlarının 4/a maddesinde,rizikonun işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir eylemi veya ağır kusuru sonucu oluşması halinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup,kasıt olmamakla birlikte kasta yakın bir kusurun varlığını ifade eder ve bu maddede "tam kusur"dan değil, "kasıt"veya "ağır kusur"dan söz edilmektedir.
Somut olayda,hükme esas alınan bilirkişi raporunda,davalının aracını kullanan sürücünün kırmızı ışıkta duramayarak,kaskolu aracı arkadan çarptığı belirtilerek tam kusurlu kabul edilmiş olup, açıklanan bu durumu ağır kusur veya kasıt olarak nitelendirmek doğru değildir.
Bu durumda,davalı işletenin,sözleşme koşullarını ihlal edip etmediğinin, bu açıklamalara göre değerlendirilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm tesisi,doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy