(6762 S. K. m. 669, 675, 676, 730)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2002 tarih ve 2002/476 - 2002/1554 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın kredi müşterisi olup, aldığı kredi karşılığında müşteri çekleri ciro ederek verdiğini, bunların arasında 850.000.000.-TL bedelli çekin bankaca verildiği D.... Postahanesi'nde kaybolduğunu ve kimliği belirsiz kişilerce ele geçirilerek, tahsil edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin zararı olan 850.000.000.-TL.nın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen olayda bankanın sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tahsil için davalı bankaya verilen çekin bankanın uhdesinde iken kaybolduğu ve bedelinin davacıdan başka şekilde bankaca tahsil edildiği, bu çekten doğan davacı zararından bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kaybolan çek nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Böyle bir durumda kaybolduğu öne sürülen çekin, TTK.nun 730/f.20 maddesinin göndermesi ile aynı Kanun'un 669-675 nci maddeleri ile 676/f.1 nci maddesi hükmüne göre, iptali sağlanıp, çekin hamili olduğunu iddia eden davacının öncelikle iptaline karar verilen çekin keşidecisine müracaat ederek çek bedelini ondan tahsile kalkışması, ancak bundan bir sonuç alamaz ise çekin zayiinden sorumlu olanı takip etmesi gerekir ise de somut olayda bahsi geçen ve zayi olduğu savunulan çek'i ele geçiren Murat K. adlı bir şahsın çek bedelini, muhatap banka olan E....bank Isparta Şubesi yerine aynı bankanın Karşıyaka Şubesine ibraz ederek tahsil etmiş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmakta olduğundan, artık davacının öncelikle ve yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapması gereksiz ve bundan bir sonuç elde edilmesi olanaksız hale gelmiştir. Bu itibarla artık davacının çekin zayiine sebebiyet verdiğini iddia edeni doğrudan doğruya takip ederek zararını ondan talep edebilmesi mümkün bulunmaktadır.
Ancak, davalı banka yaptığı savunmada, davaya konu çekin D.... Şubesi'ne gönderilmek üzere 13.02.2001 tarihinde A.... Şubesi tarafından taahhütlü olarak A... PTT'sine verildiğini, çekin ilgili şubeye ulaşmadan postada kaybolduğunu ileri sürmüştür. Davalı banka çekin postada kaybolduğunu, kendisinin kusuru bulunmadığını savunmuş olmasına göre, öncelikle bankanın davaya konu çeki 5584 sayılı Posta Kanunu'na uygun bir şekilde gerekli özen ve dikkati göstererek ve gönderinin niteliğine uyan tarzda postahaneye teslim ettiğini kanıtlaması ve bu şekilde gönderilen çekin postada kaybolduğunun sabit olup olmadığı hususlarının araştırılması gerekmektedir. Buna göre, davalı bankanın bu yöndeki delilleri toplanarak, sonucuna göre davaya konu çekin kaybı nedeniyle davalı bankanın sorumlu tutulup, tutulmayacağı açıklığa kavuşturulup, bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekli araştırma yapılmadan bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy