(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 17, 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2001/707-2002/696 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının maliki, sürücüsü olduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek TTK.nun 1301. maddesi gereğince sigortalısına ödediği 2.471.130.000 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davanın kabulüne 2.471.130.000 TL. tazminatın 31.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK.nun 1301. maddesi gereğince açılmış rücuen tazminat istemine ilişkindir. K....-Kadı Mehmet İlköğretim Okulu'nda öğretmen olan davalının bu adresine çıkarılan tebligat 17.07.2002 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu'nun 17. ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Aynı kanunun 18. ve aynı tüzüğün 24. maddesinde ise tebliğ yapılacak şahıs otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder, bunlar tarafından muhatap derhal bulundurulamaz veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ amire yapılır hükmü yeralmaktadır. Okulların tatil olduğu dönemde, mahkemece anılan hükümlere göre usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat olmadığı gözetilmeden taraf teşkili sağlanmadan savunma hakkı kısıtlanacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy