(6762 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.12.2002 tarih ve 2001/521 - 2002/832 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Savaş ve Ticaret Sicil Memurluğu tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın borçlusu dava dışı Samsun Silah Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, oysa, müvekkilinin tasfiye dışı bırakılan alacaklarının tahsili için derdest takiplerin devam edilebilmesi ve müvazaa iddiasıyla dava açılabilmesi için yeniden ticaret siciline kaydının yapılması ve bu suretle hukuki kişilik kazandırılması gerektiğini, bu yönde davalılardan şirketin tasfiye kurulu üyeleri olduklarını ileri sürerek, sicilin red kararının kaldırılarak, adı geçen şirketin yeniden sicile kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sadi vekili ile diğer davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Savaş ile Ticaret Sicil Memurluğu temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Savaş'ın tüm, davalılardan sicil temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, dava dışı şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ilişkindir ve husumet doğru yöneltilmiştir. Bu tür davalarda, davalılardan ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Zira, sicilin, istem üzerine ihyaya ilişkin karar alıp, şirketi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamakta olup, davacının bu yöndeki istemini reddetmesi doğrudur. Davacıya ret yönünde yanıt vermesi, sicilin, ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği şeklinde değerlendirilemez. Dava, TTK.'nun 36 ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılardan sicil yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.'nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalılardan S.'ın tüm, davalılardan sicil temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın Hüküm bölümünün ikinci, üçüncü, dördüncü bentlerinde yer alan davalılardan kelimesinden sonra gelmek üzere S. ve S.'den kelimesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalı S.Ç.'dan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ticaret Sicil Memurluğu'na iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy