(2918 S. K. m. 10, 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2002 tarih ve 2001/597 - 2002/822 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı'nın TTK.nun 1301.maddesi hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı G.... Büyükşehir Belediyesi'nin bakım ve onarımından sorumlu olduğu ctrafik lambasının hat alı çalışması sonucu sigortalı aracın geçirdiği kaza nedeniyle zararının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2918 S.Karayolları Trafik Kanununun 10.maddesi ile Trafik Yönetmeliğinin 16.maddesinde, trafik ışıklı işaretlerini koyma görevinin Belediyelere ait olduğu düzenlenmiş olup, 3030 Sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında K.H.K.nin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 6-A/c maddesi de buna paralel düzenleme getirmiştir.
Bunun yanında, 11.02.1959 gün 17 E. 15.K. sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre Devlet Karayolları veya Su İşleri Genel Müdürlükleri, Belediyeler veya Özel İdareler gibi kamu kurumlarının verdikleri kararlar sonunda plan ve projelere uygun olmak üzere tesisler yaptırmış olmaları veya bu tesisleri kullanmış bulunmaları yahut onlara bakım nedeniyle kişilerin uğramış oldukları zararların tazminine ilişkin davalarda idari yargı görevlidir.
Somut olayda trafik ışıklarının sinyalizasyon ayarlarının gereği gibi yapılmaması nedeniyle zararın doğduğu, dolayısıyla hizmet kusurunun varlığı iddia edilmiştir. O halde, bu davaya konu edilen zararın ödetilmesi için açılan davaya bakma görevi idari yargı yerine aittir. Bu nedenle, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebeb ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy