(818 S. K. m. 20, 21) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 2001/609 - 2002/881 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Güneşli Şubesinde mevduat hesabı açtığını, faiz tahakkuk ettiğini, davalının geriye dönük olarak O/N mevduatlara uyguladığı faiz oranını revize ettiğini bildirerek bir kısım alacağını ödemediğini iddia ederek, 39.097.137.441 TL. nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin müzayaka halinde olduğunu, ekonomik kriz nedeniyle fahiş faiz oranları uygulandığını, gabin teşkil eden fahiş faiz kısmının geçersiz bulunduğunu, BK.nun 20 ve 21 inci maddesi uyarınca batıl kısmın tenkisata tabi tutulduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, fahiş faizden dolayı talep edilen 71.044.274.103 TL. borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bankaların günlük açığını karşılamak üzere topladıkları mevduata serbestçe faiz uyguladıkları, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, uyarlama koşullarının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 39.097.137.441 TL. alacağın ve 37.222.940.285 TL. asıl alacağa 30.03.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, yukarıda da değinildiği üzere, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren O/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı-karşı davacı Banka vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, açıkça ekonomik kriz nedeniyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin, ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürülmüştür. Ancak, dosya üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, karşı dava dilekçesinde davalı-karşı davacı Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürüldüğü gibi, davacı tarafa sözleşmede öngörülen faiz miktarının aşırı görülen kısmının ödenmemesi, davalı-karşı davacı Bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu nedenle BK.nun 21. maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen (Over Night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (sübjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı-karşı davacı Banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre, davalı-karşı davacı süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde, anapara ile ödenmiş faizin üstünde talep edilen fahiş faiz miktarı 39.097.137.441 TL'nin butlan nedeniyle geçersiz olduğunun ve bankanın bu oranda borçlu olmadığının tespiti yönünde karşı dava açmış bulunmasına göre, bu dava hakkında da olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy