(556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 2001/45 - 2002/742 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.10.2003 günde davacı avukatı Aydın Erdoğan gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Farmatıp Yayıncılık adı ile tıbbi yayınlar yaptığını, Farmatıp Yayıncılığın 1996'dan bu yana FARMALİST Türkiye Tıbbi İlaç Rehberi adı ile ilaç rehberi yayınladığını, müvekkilinin Farmatıp ve Farmalis sözcüklerini marka olarak tescil ettirmek istediğini Farmatıp sözcüğünün tescil edildiğini Farmalist sözcüğünün ise 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1c-f madde hükümleri uyarınca reddedildiğini, oysa Farmalist ibaresinin markada münhasır unsur olmadığını, bu ibarenin gerek yardımcı unsur niteliğindeki Türkiye Tıbbi İlaç Rehberi ibaresine göre daha büyük puntolarla yazılmış olması nedeniyle gerekse markanın bütünü bakımından bırakmış olduğu izlenim itibariyle markayı benzerlerinden ayırt etme işlevi gördüğünü, ayrıca ilaç dışındaki yayın faaliyeti için 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1.f maddesi hükmü anlamında karışıklığa yol açmayacağını, tescil talebinin reddinin anılan kanun hükümleri uyarınca yasal dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, davalının tescil isteminin reddine ilişkin kararının iptali ile FARMALİST sözcüğünün müvekkili adına marka olarak tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, davacının tescil başvurusunda bulunduğu markanın 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/c ve f maddeleri hükümleri karşısında marka olma özelliği taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve benimsenen 11.12.2002 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 41 nci sınıf için marka başvurusunda bulunduğu FARMALİST ibaresinin kitap, dergi, gazete vb. yayınlama hizmetlerini kapsadığı, davalının, davacının başvurusunu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-c ve f bentleri gereğince reddettiği, 7/1.c bendinde ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, değer, coğrafi kaynak belirten markaların tescil edilemeyeceği bildirilmekte fakat yine aynı bendin devamında tescil tarihinden önce bir miktar kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescilin reddedilemeyeceğinin öngörüldüğü, 7/f bendinde ise mal ve hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların tescil edilemeyeceğinin belirtildiği, Farmalist ibaresinin Türkçe karşılığının ilaç listesi olması nedeniyle 7/II maddesi kapsamında korunamayacağı, davacının tescil isteminde bulunduğu markanın hizmetin türü bakımından yanıltıcı nitelikte görülebileceği, tescili istenen markanın tescil başvuru tarihinden önce sadece iki kez yayınlanan kitapta yer aldığı ve kitap yayınlama hizmeti açısından ayırt edici nitelik kazanmış sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından dava konusu yapılan markanın ayrıt edicilik vasfını kazandığını da kanıtlayamadığına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy