(818 S. K. m. 20, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 2001/708 - 2002/1534 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı karşı davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Adana Şubesi'nde mevduat hesabı olduğunu, bu mevduatın banka nezdinde değerlendirildiğini, ancak 20.03.2001 tarihinde müvekkilinin hiçbir yazılı talimatı olmaksızın hesabından davalı tarafından 165.429.033.437.-TL.nın kesildiğini ileri sürerek, bu meblağın reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının dava dışı kişilerle grup oluşturarak bankada gecelik ( O/N ) işlemleri yaptığını ve normalin çok üzerindeki oranda faiz aldığını, fahiş faizin ahlaka ve adaba aykırı olduğunu, faiz anlaşmalarının yapıldığı tarihte bankanın müzayaka halinde olduğunu, olayda gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleşmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava ile de, bankanın tenkise tabi tuttuğu kısmın BK.nun 20 ve 21 nci maddeleri uyarınca kısmi butlanla malül olduğunun kabulü ile davacıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı bankanın basiretli tacir gibi davranması gerektiği, faiz belirleme aşamasında davacının dahlinin bulunmadığı, gabin halinden yararlanmanın olmadığı gerekçesiyle, davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, yukarıda da değinildiği üzere, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren 0/N ( Over Night ) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı-karşı davacı Banka vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde davacı-karşı davalıya ait mevduat hesabının 20.02.2001-13.03.2001 tarihleri arasında şubede O/N ( gecelik ) işlem yapan dava dışı Fatma A.'ın fahiş faizlerden oluşan mevduatının 15 müşteri hesabına bölünerek havalesi sonucunda oluştuğunu, bu havalelerin ve yeni hesap açma işleminin fahiş faiz uygulaması nedeniyle yapılması muhtemel kesintiye engel olmak için muvazaalı olarak gerçekleştirildiği iddiasında bulunmuşsa da, mahkemece bu konuda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi bilirkişi raporunda bu konuda dayanağı gösterilmeden davacı-karşı davalı mevduat hesabının dava dışı Fatma A. ile bir ilişkisi bulunmadığını belirtmekle yetinmişlerdir. Öncelikle davalı-karşı davacı Banka'nın bu iddiaları konusunda delillerinin istenerek gerekirse banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle alınacak bilirkişi raporuna göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu işlemlerin muvazaalı olduğu sonucuna varıldığı takdirde, yine davalı-karşı davacı Banka vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, açıkça ekonomik kriz nedeniyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin, ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Ancak, dosya üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda, sözleşme serbestisi ilkesi gereği bankanın tek taraflı olarak faiz oranlarının yüksek olduğunu gerekçe göstererek, tahakkuk ettirilen faizi geri alamayacağı belirtmekle, yetinilmiş olup, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, karşı dava dilekçesinde davalı-karşı davacı Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürüldüğü gibi, davacı tarafa sözleşmede öngörülen faiz miktarının aşırı görülen kısmının ödenmemesi, davalı-karşı davacı Bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu nedenle BK.nun 21. maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen ( Over Night ) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik ( objektif unsur ) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda ( subjektif unsur ), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne, karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı-karşı davacı Banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy