(1086 S. K. m. 275) (6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2002/828 - 2002/980 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı bulunan müvekkiline ait aracın park halindeyken, belirlenemeyen bir aracın çarpması sonucu (1.206.000.000.-)lira hasara uğradığı, usulüne uygun müracaata rağmen hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın belirtilen yer ve şekilde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hasarın davacının iddia ettiği şekilde olduğu, davalının hasarın başka bir şekil ve suretle meydana geldiğini ispatlayamadığı hasarın (1.206.000.000.-) lira olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne anılan meblağın ekspertiz raporu tanzim tarihi olan 15.07.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın,dairemizin, 04.07.2002 gün ve 2002-3414 Esas,7055 Karar sayılı ilamıyla sair yönler incelenmeksizin, dava dışı dain ve mürtehin konumunda bulunan bankanın muvafakatinin alınması gerektiği gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dain ve mürtehinin bu sıfatının kalmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile (1.206.000.000.-)TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı sigorta şirketince hasar bedelinin davacı sigortalının bildiriminin aksine kazanın belirtilen yer ve şekilde olmadığı ileri sürülerek ödeme yapılmasına yanaşılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan keşif üzerine alınan 14.09.2000 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araçta meydana gelen hasarın davacı sigortalının iddiası gibi araç park halinde iken meydana gelebileceğini belirtilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine bu itiraz ciddi görülerek bu kez Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden 20.07.2001 tarihli rapor alınmış anılan raporda ise, kazanın belirtilen şekilde olamayacağı görüşü belirmiştir. Bu durumda, HUMK.nun 275 nci maddesine aykırı olarak çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hususta ilk rapora vaki itiraz ciddi görüldükten sonra alınan ikinci rapor yok farz edilerek yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu aşamada mahkemece yapılacak iş,dosyada mevcut iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, anılan hususlar gözden kaçırılarak noksan inceleme sonucu karar verilmiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy