(1086 S. K. m. 85, 87)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.11.2002 tarih ve 2001/1917 - 2002/1389 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, aracın geçirdiği kaza sonucu hasarlandığını, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen, sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 1.000.000.000.-TL.nın davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiş, 23.07.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 1.614.349.873.-TL.nın faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 1.000.000.000.-TL.nın tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı zararının 1.614.349.873.-TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 23.7.2002 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 1.614.349.873.-TL.nın davalıdan tahsilinin istemiş, ıslah dilekçesinde harç ikmali yapılmadığı gibi davalı tarafa tebliğ edilmeden, davanın kabulüne karar verilmiştir.
HUMK.nun 87 nci maddesinin son cümlesine ilişkin hüküm, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olup, ıslah yolu ile talep sonucunun arttırılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Ek dava açılmasına gerek kalmadan, saklı tutulan hakların bu şekilde dava edilebilmiş sayılabilmesi için, harç ikmali yapılmasının sağlanması ve dilekçenin karşı tarafa tebliği gerekmektedir. Aksi halde, arttırılan talep bölüme ilişkin usulüne uygun bir dava açılmış olmayacaktır.
Dava konusu olayda davacı vekili, 23.07.2002 tarihli dilekçe ile talebini ıslah etmiştir. Bu dilekçenin harç ikmali sağlanarak, davalı tarafa tebliğ edilmesi ve davalı tarafın diyeceklerinin beklenilmesi gerekirken, HUMK.nun 85 nci maddesinde belirtilen usule uyulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA , ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy