(1086 S. K. m. 95) (6762 S. K. m. 1235)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce duruşmalı olarak verilen 29.01.2003 tarih ve 2002/517-2003/17 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından Guayaguil'den Mersin'e taşınan muz emtiasının alıcısı olup, taşımanın gecikmesi nedeniyle taşınan muzun büyük kısmının hasarlandığını, TTK.nun 1235/7. maddesi uyarınca müvekkilinin gemi alacaklısı oyduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, "Salerno" gemisi üzerinde 220.069 USD tutarındaki alacak için TTK.nun 1235. maddesi uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasına, bu bedelin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenen konişmentolarda atıfta bulunulan Navlun Mukavelesi uyarınca ihtilafın Londra'da Tahkim yoluyla halledilmesi gerektiğini belirterek, davanın görev nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından sunulan konişmentoda taşıma ile ilgili olarak Gencon Çarter Parti hükümlerine tabi olacağının yazıldığı ve arka sayfasında da gemi kiralama sözleşmesinin tüm hüküm ve koşulları muafiyet ve istisnaları yasa ve tahkim maddesinin konişmentoya dahil edildiğinin yazılı olduğu ve bu sözleşmenin 19. maddesine göre her türlü ihtilafın Londra'da tahkime müracaat ile halledilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalının tahkim itirazının kabulü ile görev noktasından davanın reddine 31.01.2003 günlü karar ile de tedbirin devam ettiğinin tespitine dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın görev yönünden reddine ilişkin verilen karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olup, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderildikten sonra, davacı vekili, davalı hakkındaki davasından feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunmuştur. H.U.M.K.nun 95.maddesine göre davadan feragat kati bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan, vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davadan feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy