(1086 S. K. m. 61) (1136 S.K. m.35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2002 tarih ve 2001/180-2002/1489 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin oturduğu evin 17 Ağustos depreminde hafif hasarlandığını, ve hafif hasar onarım yardımı almaya hak kazandığını, eşinin vekaletine dayalı olarak davalı bankaya gerekli müracaatları yaptığını, ancak, bu arada müvekkilinin kimliğini kaybettiğini, bir süre sonra müvekkilinin parasının başka bir imza ile alındığının öğrenildiğini, ileri sürerek, 600.000.000.TL. hafif hasar bedelinin davalıdan olay tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tarafların olayda %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 300.000.000.TL. nin 8.5.2000 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankaya karşı açılmış tazminat istemine ilişkindir. Davacı eşinin deprem sonrası hafif hasar yardımına ait işlemleri yapmak üzere eşi İsmail Köz tarafından Yalova 2.Noterliğinin 10.2.2000 gün ve 01504 yevmiye nolu vekaletnamesi ile yetkilendirilmiştir. Davacı da işbu vekaletnameye dayalı olarak, kendi adına bu davayı açmıştır. Dava ehliyeti olan kişi davasını kendi açıp takip edebileceği gibi, atadığı bir vekil aracılığıyla da açabilir ve takip edebilir. Ayrıca, bir kimse kendisi adına bir dava açmak üzere dilediği kimseye temsil yetkisi verebilir. Yalnız temsilci olan kimse Avukat vasfına haiz değilse, Avukatlık Kanunu 35. ve Humk 61. maddeleri hükümleri uyarınca dava açamaz. Fakat, bu kimse Avukat olan bir kimseye müvekkili adına temsil yetkisi verecek olursa , o Avukatın temsil olunan adına dava açmaya veyahut açılmış bulunan devam etme yetkisi vardır. Dava konusu olayda, doğrudan zarar gören İsmail Köz adına davanın açılması gerekirken, Yalova Noterliğinin 10.2.2000 gün ve 01504 yevmiye nolu vekaletname ile bu şahsın vekilinin kendi adına dava açması doğru görülmemiştir. Kaldı ki ,söz konusu vekalette vekil adına dava açma yetkisi de bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken , yazılı şekilde işin esasına girilip karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy