(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2002 tarih ve 2001/250-2002/1207 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Tacikistan-Duşanbe'de bulunan alıcısına teslim edilmek üzere 23.03.1999 tarihinde davalı taşıyıcıya teslim edilen emtianın alıcısına ulaşmadığını ileri sürerek, 27.008,35 USD.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımayı yapacak firmayı bularak komisyonculuk yapan müvekkiline husumet düşmeyeceğini, emtianın taşıyıcı B.... Ltd. Şti.ne ait tor aracına yüklendiğini, davacının bilahare ihracattan vaz geçmesi veya alıcının malları almaktan vazgeçmesi nedeniyle ödediği navlunun iadesi için davacının müvekkilinin iade fatura düzenleyerek navlunu geri aldığını, malların müvekkili garajında gümrük mühürlü olarak beklemekte olup, davacı tarafından teslim alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait ve fatura değeri 6.766.542.500 TL. olan emtianın ihraç işlemleri yaptırılarak yurtdışındaki alıcısına teslim edilmek üzere davalıya tevdi edildiği, ancak davalının kusurlu davranışları sonucu taşıma işlemlerini gerçekleştirmediği, malların halen emanette bulunduğu ve Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/481 esas sayılı dosyasında davacıya FDB değeri olan 7.293.000.000 TL. teminat karşılığı iadesine karar verildiği, davacının bu bedeli ödeyerek malı geri alabileceği, malın dava tarihi itibariyle 9.381.811.176 TL. değerinde olup, taşıma tarihindeki değer ile dava tarihindeki değer arasındaki farkın davacı tarafından davalı taşıyıcıdan istenebileceği gerekçesiyle, 2.615.268.676 TL.nın dava tarihinden itibaren %70 ve değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı tarafından kara yolu ile taşınmak üzere teslim alınan emtianın kaybolması nedeniyle, emtia bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, emtianın yurt dışı edilmediği ve halen Halkalı Gümrük Müdürlüğü'nde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/481 Esas, 2001/373 D.İş Karar sayılı kararı ile de, emtianın teminat karşılığında davacıya iadesine karar verilmiştir. Hükme esas alınan 10.04.2002 günlü bilirkişi raporunda, taşınacak eşyanın küvet, fayans, musluk ve banyo takımı aksamları gibi tüketime dayanıklı eşyalar olduğu, emtianın kaybolmadığı ve hasara uğramadığı, davacının bu malları teminat yatırarak geri almasına engel hal bulunmadığı, malların teminat miktarına satılmaması halinde, yatan teminat ile satılan malın satış bedeli arasındaki farkın, davacının müspet zararını teşkil edeceği vurgulanmıştır. Burada kastedilen fark; satış bedelinin yatırılan teminat miktarından düşük olması halidir. Yoksa, satış bedeli ile yatırılan teminat miktarı arasında oluşan her fark değildir. 30.09.2002 günlü bilirkişi raporunda ise, 23.03.1999 taşıma tarihinde 6.766.542.500 TL değerinde olan emtianın, 23.03.2000 dava tarihindeki değerinin 9.381.811.176 TL olduğu belirtildiğine göre, mahkemece, davacı zararının nasıl oluştuğu karar yerinde tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy