(818 S. K. m. 41, 43) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2001/543-2002/759 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kavaklıdere Şubesi nezdinde 24 saat internet aracılığı ile bankacılık işlemi yapılabilen Klavuz ve döviz tevdiat hesaplarının bulunduğunu, 12.04.2001 günü 77.000 USD.'nin satışını yapmak istediğini, banka internet hizmet sağlayıcısı tarafından 801 nolu bilgisayar mesajı verilerek, ilgili satış işleminin kısa bir süre sonra tekrar denenerek yapılması şeklinde uyarıldığını, satışın yapılamayarak engellendiğini, sonraki gün yapılan satış nedeniyle zararının doğduğunu, davalı banka yetkililerince spekülatif satışları engellemek için bu mesajın verildiğinin söylendiğini iddia ederek, 3.234.000.000 TL. zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın şube hasım gösterilerek açılamayacağını, yetkili mahkemenin genel merkezin bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 801 mesajın müvekkilince verilmesini, kullanılan ekprolerin dünya çapında verdiği bir hata mesajı olduğunu, banka tarafından girilmesinin mümkün bulunmadığını, satış işleminin gerçekleşmemesinin müvekkili bankayla ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının internet yolu ile 77.000 USD satmak üzere 12.04.2001 tarihinde işlem yaptığını ispat edemediği gibi sunulan belgelerde davacının işlem yapamadığı saat dilimlerinde başka müşterilerin işlem yaptıkları, davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece olayın özelliği kapsamında toplanan ve değerlendirilen delillerin sonucuna göre davacıya yemin hakkının hatırlatılmamasının sonuca etkili bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin aldığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy