(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.01.2003 tarih ve 1999/876 - 2003/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.1997 tarihinde ( 3.200.000.000.- ) TL.yı 3 ay için repo yapılmak üzere davalı bankanın Kartal Şubesi'ne yatırıldığını, bilahare vadenin 27.02.1998 tarihine kadar uzatıldığını, bu tarihten sonra da hesapta bulunan paranın repo olarak değerlendirilmesi için davalı bankaya talimat verildiğini, buna rağmen repo işleminin yapılmadığı ve paranın 27.02.1998-26.06.1998 tarihleri arasında atıl kalarak müvekkilinin ( 1.322.822.000.- ) TL faiz kaybına uğramasına yol açıldığını, müvekkilinin bu faiz kaybından başka aynı hesaptan toplam 4 işlemle ( 4.370.512.320.- ) TL.nın kimliği belirsiz kişilerce çekildiğini, yine müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan başka bir hesabından 3 ayrı işlemle toplam ( 10.500.000.- ) TL.nın müvekkilinden habersiz olarak çekildiğini ileri sürerek, ( 4.381.012.320.- ) TL asıl alacak ve ( 6.179.237.680.- ) TL faiz kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 27.02.1998 tarihinde şubeye telefon ederek vadesi dolan reposunu ( 3 ) ay daha uzatmak istediğini, ancak bu talebin yerine getirilmesinin şubece sehven yapılmadığını, ancak yapılan bu hatanın bankaca üstlenilerek davacı hesabına ( 624.839.679.- ) TL ve ( 81.149.051.- ) TL.nın aktarıldığını bu hususta davacının bir zararının bulunmadığını, 27.08.1998 tarihinde davacının yatırım hesabında repo dönüşünden kaynaklanan ( 3.137.589.041.- ) TL bulunup, bu paranın ( 1.600.000.000.- ) TL.sı ile bizzat davacının repo talimatıyla 30.09.1998 vadeli repo yapıldığını bakiye para tutarının hesapta bulunan parayla birlikte ( 1.618.000.000.- ) TL olarak davacı tarafından çekildiğini, bu işlemlerin birbiri ardına yapıldığını, ancak dekont aslının davacı tarafından götürüldüğünü, davanın kötüniyetle açıldığını belirterek, reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, dosyada mevcut ( 4 ) adet ödeme dekontundaki imzaların davacının eli ürünü olduğu, davacı adına olan diğer hesaptan ise para çekilmediği, ancak, davacı banka tarafından 27.08.1998 tarih ve ( 1.618.000.000.- ) TL.lık işleme ilişkin dekont örneği sunulmadığı için bu ödemenin kime yapıldığının anlaşılmadığı, bu nedenle bu miktara ilişkin olarak, asıl alacak ve dava tarihine kadar işleyen faizinin davalıdan tahsilinin gerektiği, davacıya ait paranın repo hesabına yatırılmaması nedeniyle uğranılan faiz zararının ise davalı banka tarafından davacı hesabına yatırıldığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüyle ( 1.618.000.000.- ) TL.nın, ( 3.220.190.002.- ) TL işlemiş faiziyle birlikte, ( 4.838.190.000.- ) TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece alınan 25.12.2002 tarihli ek rapora istinaden hüküm tesis edilmiş ise de, anılan raporda ( 1.618.000.000.- ) TL asıl alacağın, dava tarihi itibariyle işlemiş faiziyle birlikte ( 3.220.190.002.- ) TL.ye baliğ olduğu belirtildiği halde, sanki asıl alacak tutarı ( 1.618.000.000.- ) TL bu miktarın içerisinde değişmişçesine, toplam olarak ( 4.838.190.000.- ) TL.ye hükmedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy