(1163 S. K. m. 17, 75)
Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.11.2002 tarih ve 2002/472-1339 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.10.1999 tarihinde üyelikten çıkarıldığını, aradan 3 bilanço dönemi geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, yapışan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödediği döviz miktarının yönetim kurulu tarafından Türk Lirasına çevrilerek alacağının hesaplandığını, buna göre 2.368.609.500.TL. ödemeleri gerektiğini, genel kurulun verdiği yetkiye istinaden ödemelerin 18 eşit taksitte yapılmasına karar alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, kooperatifin 13.06.2001 tarihli yönetim kurulu çalışma raporunda davacının alacağının 6000 Dolar ve 150 Mark olduğunun belirtildiği, davacıya hiç ödeme yapılmamış olduğu, kooperatifin acz içinde olduğunu gösterecek şekilde ana sözleşmenin 75.maddesine göre de işlem yapılmamış olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.824.520.050.TL. üzerinden devamına, bu miktar üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç nedeniyle birikmiş aidatların iadesine yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin 13.05.2000 tarihli genel kurulunda ayrılan ortaklara ödemelerin 18 ay içinde kooperatifi acze düşürmeyecek şekilde yönetim kuruluna verilecek yetki çerçevesinde ödenmesine karar verilmiştir.
İlke olarak, ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ancak yıl sonu bilançosuna göre payına düşen miktarı alır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1.maddesine göre sermaye ve diğer alacaklar, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Aynı Yasa maddesinin 2.fıkrasına göre ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir.
Alınan bilirkişi raporunda davacı ve davacı ile aynı dönemde ayrılan ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği incelenmediği gibi mahkemenin hükme esas aldığı 1163 S.K.nun 75.maddesinin olaya uygulama imkanı bulunmamaktadır. O halde mahkemece kooperatif ve muhasebe işlerinden anlar uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul aracılığıyla, o dönemde kooperatiften ayrılanların tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususunun açığa çıkarılması konusunda denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
2-Bunun yanında davacı alacağını döviz cinsinden istemiş bulunmasına göre, yine kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak kooperatifte aidatların hangi para cinsinden alındığı, kooperatif kayıtlarına ne şekilde intikal ettirildiği, diğer üyelerin ödemelerinde hangi uygulamanın benimsenmiş olduğu ve bu konuda verilen kararlarda irdelenmek suretiyle inceleme yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiştir
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy