(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.12.2002 tarih ve 2001/181 - 2002/425 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca, diğer davalının, kendisine ait taşınmazı teminat olarak gösterdiğini, acentelik sözleşmesinin feshedilmesi ve borcun ödenmemesi üzerine, davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini ve davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, şimdilik (1.057.583.461.-) TL.nın davalılardan tahsilini ve itirazın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının, alacağının hangi poliçelerden kaynaklandığını ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dilekçesinde itirazın kaldırılması talep edilmiş ise de, davanın itirazın iptali davası mahiyetinde olduğu, davalı sigorta şirketinin davacıya (1.057.583.461.-) TL borçlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK. nun 67 nci maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesi ve delil olarak sunduğu defter ve kayıtlara göre, alacağını iptal edilen poliçelerden kaynaklanan komisyon borcuna dayandırmış, davalı vekili ise, davacının iddiasını poliçe tarih ve numarasını belirtmek suretiyle ispat etmesi gerektiğini, kendi kayıtlarına göre borçlu olmadıklarını savunmuştur. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisinin, poliçe bazında ispat edilebilmesi gereklidir. Dosyaya sunulan, davacı şirketin bilgisayar kayıtları, davalı savunması karşısında ispat için yeterli değildir. Her ne kadar taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi ve acentelik sözleşmesi uyarınca, davacı defter ve kayıtlarının esas alınacağı asıl ise de, bu husus, aynı konuda davalının yasal delillerini karşı delil olarak sunma olanağını ortadan kaldırdığı anlamına gelmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy