(6762 S. K. m. 1263)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2002 tarih ve 2001/215 - 2002/966 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı asil tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının maliki olduğu aracın müvekkili şirkete trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıya ait aracın neden olduğu trafik kazası sonucu karşı araçta meydana gelen hasar için aracın sigorta şirketine poliçe teminatı olan 750.000.000.-TL.sının müvekkilince ödendiğini, ödeme yapıldıktan sonra davalıya ait aracın kaza tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesinin bulunmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin sigortanın başlangıç tarihinden önce meydana gelen bir kaza nedeniyle ödeme yaptığını ileri sürerek, ödenen 750.000.000.-TL.sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kaza saatinde aracının sigortalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik poliçesinin kazadan sonra yaptırıldığı, davacı şirketçe ödenen 750.000.000.-TL.sının davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı tarafından trafik sigorta poliçesine dayanılarak 3 ncü şahsa yapılan ödemenin sigorta ettiren davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, sigortalı aracın kaza tarihini kapsar trafik sigorta poliçesinin bulunmadığını, kaza tarihinden sonra trafik sigorta poliçesinin tanzim edildiğini ileri sürerek, trafik sigorta poliçesini ibraz etmiştir. Davacı şirketçe dosyaya sunulan poliçe incelendiğinde 11.12.2000 vadeli olup, peşinat tarihi olarak da 11.12.1999 tarihinin yazılı olduğu, poliçe ücretinin tamamının peşin ve nakden ödenmesi ile yürürlüğe gireceği açıklamasının yer aldığı görülmüştür. Buna göre, sigortanın başlangıcı 11.12.1999 tarihidir. Poliçe ise 04.01.2000 tarihinde, saat 19:02'de tanzim edilmiştir. Sigorta akdinin kuruluşunun hiçbir şekle bağlı olmadığı, tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade açıklamalarıyla teşekkül edeceği, sigorta poliçesinin sigorta akdinin esaslı unsuru olmayıp, bir ispat vasıtası olduğu Dairemiz'in kökleşmiş içtihatlarıyla benimsendiği gibi, TTK.nun 1263 ncü maddesinde de, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamıştır. Ayrıca sigortacının sorumluluğu da aksine bir anlaşma yoksa primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmesiyle başlamakta olup, bun göre davacının ibraz ettiği poliçenin sonradan tanzim edilmesi ve tanzim saatinin 19:02 olmasının sigortacının sorumluluğuna etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, sigorta akdi 11.12.1999 tarihinde kurularak, prim de aynı tarihte ödenmiş olduğundan poliçenin bu tarihten itibaren yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. Poliçede başlama saati yazılı olmadığına göre, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın 5 nci maddesi uyarınca öğleyin saat 12:00'de başlayacağının ve dolayısı ile kaza da 11.12.1999 tarihinde saat 16:30'da meydana geldiğinden kazanın sigorta teminatı kapsamında olduğunun kabulü gerekmekte olup, davacı sigorta şirketinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy