(1086 S. K. m. 438) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/274 - 2002/201 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kasko poliçesi ile sigorta ettirdiği aracının 6.272.431.728 lira olan hasarına ilişkin tazminatın ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın, yasal 8 günlük ödeme süresi bitiminden itibaren işleyen temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının ekspertiz raporu ile tesbit ettirip, sonradan ödemeyi reddettiği hasar tazminatının teminat kapsamında kaldığı ve temerrüdün 20.06.2002 günü gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. 15.4.2002 günü meydana gelen kaza sonrasında, 17.4.2002 günü başlayan inceleme sonucu ekspertiz raporu 26.4.2002 tarihinde düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur. Ekspertiz tarafından inceleme için süre gerektiren gerçek zararın tespitinden sonra davalı sigorta şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenip, sigortacıya verilmesi tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu faizin başlangıcının 20.6.2002 günü olarak belirlenmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7 nci maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 1 nci bendinin 2 nci satırında yer alan 20.06.2002 tarihinin hükümden çıkartılarak, yerine 26.4.2002 tarihinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy