(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.10.2002 tarih ve 2002/258 - 2002/507 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, davalı şirketin göndereceği üzümün İzmir'den Çek Cumhuriyetine taşınması işi için bir anlaşma yapıldığını, müvekkilinin kendisine ait treyler ile taşımayı gerçekleştirdiğini ancak davalının 4.650.000.000 TL navlun ücretini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra takibinden sonra ticari merkezini Menderes'e taşıdığını, davaya müvekkilinin ikametgahının olduğu Menderes Mahkemelerinde bakılması gerektiğini savunarak, yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davacının işi gördüğü yerin İzmir olduğu, davalının süresinde ikametgahında davanın yürütülmesi için yetki itirazında bulunduğu, her ne kadar davalı takipten sonra ikametgahını taşıdığını bildirmişse de buna ilişkin belge ibraz etmediğinden ikametgahının davanın açıldığı tarihte Alsancak - İzmir olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, hüküm kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket, alacağının tahsili amacıyla Hatay 1.İcra Müdürlüğünde icra takibinde bulunmuş , davalı şirket borca ve icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuştur. Davacı şirket itirazın iptali davasını Hatay'da açmış olup, davalı şirketin yetki itirazı üzerine mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 50. maddesi yetki meselesini düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının esas hakkında itirazla birlikte yapılacağı, Tetkik Merciinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı, belirtilmiştir. Bu madde hükmünün itirazın iptali için müracaat edildiği hallerde de uygulanacağının kabulü gerekir. Zira, İ.İ.K.nun 67. maddesinde açıkça " Takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemeyen alacaklı" denildiğine göre, alacaklıya ya mahkemeye yada mercie müracaat imkanı bakımından bir tercih hakkı tanınmaktadır. Alacaklı tercihini mahkemeye müracaat şeklinde yapmışsa artık mahkemenin hem icra dairesini yetkisine itirazı ve hem de borcun esasına ilişkin itirazı incelemesi gerekecektir. Esasen miş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde mahkemenin ilk olarak icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı araştırılıp şayet yetki itirazı isabetli görülür ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının reddine, aksi kanaate varılır ise, yani icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz doğru bulunmazsa bu defa mahkemenin yetkisine ve gerekir ise işin esasına yönelik itirazların incelenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak icra dairesinin yetkisini incelemeksizin verilen yetkisizlik kararı doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy