(1086 S. K. m. 438) (1136 S. K. m. 164) (556 S. KHK. m. 7, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.10.2002 tarih ve 2001/429 - 2002/627 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.11.2003 günde davacı avukatı İlker Peksezer ile davalılardan Gima T.A.Ş. avukatı Saliha Savaşkan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli STOP markasının aynısının tescili istemiyle davalı şirketin tescil isteminde bulunduğunu, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'na yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkile ait markanın tanınmış olması nedeniyle korunması gerektiğini, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğunu ve davalının müvekkili adına tescilli markanın tanınmışlığından yararlanacağını ileri sürerek, davalı Enstitü'nün itirazın reddine ilişkin 21.02.2001 tarih ve M-274 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, her iki marka aynı olsa bile birinin ticaret, diğerinin ise hizmet markası olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, her iki markanın kullanım alanlarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacı adına tescilli STOP markasının ticaret markası olarak tescil edildiği, davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu STOP markasının hizmet markası olarak tescilinin istendiği davacının tescilli markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi açısından tanınmış marka sayılamayacağının tespit edildiği, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'ndan gelen yazıda davalı şirketin STOP ibareli markasının tesciline yapılan itirazın reddedilmesiyle tescil kesinleşmiş ise de, başvuru sahibinin gerekli belgeleri süresinde ibraz etmemesi nedeniyle tescil başvurusunun işlemden kaldırıldığı bildirilmiş olup, bir an için davanın konusuz kaldığı düşünülse de, her hukuki ihtilafın yargı önüne konulduğu gündeki şekli ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, davalıların kendilerini vekille temsil ettirmiş olmalarına göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 4/2 nci maddesi hükmü uyarınca davalılar vekilleri yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiş ise de,bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 nci maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 4/2 nci maddesi hükmü uyarınca davalılar vekillerine (175.000.000.-)TL vekalet ücreti takdirine ibaresinin eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı Gima A.Ş.ne verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy