(818 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Polatlı Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.10.2002 tarih ve 2001/660-2002/488 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen ek davasında, müvekkili ile davalı banka arasındaki ömür boyu aylık gelir sözleşmesi uyarınca bağlanacak gelirin, ekonomik şartlara göre ayarlanacağının kararlaştırıldığını, düşük ödemeler yapıldığını iddia ederek, gelirin aylık 95.000.000 TL olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, sözleşme koşullarına göre gerekli artırımların yapıldığını, takibin yersiz olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, Dairemizce; davacının sisteme katıldığı tarihteki DM karşılığı belirlenip, bunun dava tarihindeki tutarı hesaplanarak uyarlanacak miktarın saptanması gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve birleşen dava da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, davacıya dava tarihi olan 24.12.1998 gününden sonra yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle dava tarihinden itibaren davalının davacıya ödemekte olduğu aylık ödemelerin 270.000 TL'den aylık 92.326.052 TL ye çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, özel hukuk alanında düzenlenen ömür boyu gelir sözleşmesi ile davacıya bağlanan aylık gelirin uyarlanması istemine ilişkindir.
Sözleşme serbestisinin geçerli olduğu hukuk sistemlerinde, sözleşmeye aynen uyulması (Pacta Sund Servanda) ilkesi hakim olup, ancak sözleşmenin düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan durum ve koşullardaki olağanüstü değişiklikler nedeniyle tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde bozulmuş olması gibi genel ve objektif koşulların gerçekleşmiş olması halinde hakimin sözleşmeye müdahalesi ile (Clausla Rebus sic Sitantibus) sözleşmenin yeni koşullara uydurulması imkanı doğabilecektir. Böyle bir davada sözleşmenin uyarlanmasına karar verebilmek için hüküm tarihinde dahi sözleşmenin ayakta olması zorunludur. Somut olayda ise, davalı bankanın devir edildiği T.C Ziraat Bankası Yönetim Kurulu'nun 14.11.2001 tarihli kararına dayanılarak, Tasfiye Halindeki T.Emlak Bankası A.Ş Tasfiye Kurulu tarafından verilen 28.12.2001 tarihli karar ile dava aşamasında sözleşmenin fesih yolu ile ortadan kaldırıldığı ileri sürülmüştür. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek somut olayda uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4743 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy