(818 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2002 tarih ve 2001/866-2002/890 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Bakırköy 3. Noteri tarafından düzenlenen 4.7.1996 tarihli vekaletnameye istinaden müvekkili tarafından Tunay İlhan'ın hesabından Mehmet Kurt adlı şahsa 5.7.1996'da 5000 USD ödendiğini, Tunay İlhan'ın kimseye vekalet vermediğini beyan etmesi üzerine yapılan araştırmada notere ibraz edilen nüfus cüzdanının sahte olarak tanzim edildiğini tespit ettiklerini, müvekkilinin Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla Tunay İlhan'a 3.993.450.000 TL. ödediğini ileri sürerek kendisine ibraz edilen nüfus cüzdanının sahte olup olmadığını, makamına gelen şahsın gerçek Tunay İlhan olup olmadığını araştırmayan ve vekaletname tanzim ederek zarara sebep olan davalıdan bu meblağın 10.08.2000 tarihinden itibaren %60 oranında faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine ibraz edilen ve iğfal kabiliyeti bulunan sahte hüviyet belgesine istinaden vekaletname düzenlediğini, davacının vekaletname müstenidatı olan sahte nüfus cüzdanındaki kayıtlar ile hesap sahibi Tunay İlhan'ın banka kayıtlarındaki bilgilerini karşılaştırmadan ödeme yaptığı için tamamen kusurlu bulunduğunu, Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen kararıyla da bu hususun sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/654 karar sayılı kesinleşen ilamında da belirtildiği üzere hesap kartonundaki nüfus bilgileriyle vekaletnamedeki bilgileri karşılaştırmadan ödeme yapan ve basiretli bir tacirin göstereceği özeni göstermeyen davacı bankanın tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy