(818 S. K. m. 10, 43, 96)
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 6.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2002/28 - 2002/1257 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.11.2003 günde davalı avukatı Mustafa Sözen gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 21.04.1998 tarihli sözleşmeyle davalının en az (700) öğrenci konaklatmayı garanti ve taahhüt ettiğini, günlük kişi başına konaklama ücretinin (15) USD olup bir kişinin (14) gün konaklama yapacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmeye güvenerek masraflar yapmasına karşın davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, (147.000) USD'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin kontenjan sözleşmesi olduğunu, olumsuz geçen turizm sezonu nedeniyle müvekkilince kontenjan kullanılmayacağının bildirildiğini, davacının bir hizmet vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmenin kontenjan sözleşmesi olmadığı gibi, B.K.'nun 10.maddesi anlamında bir garanti sözleşmesi de olmadığı, davalının bağımsız bir borç altına girmediği, davalının sezon boyunca (700) öğrenciyi davacıya ait tesislerde konaklatma edimini yerine getirmemesinden dolayı davacının B.K.'nun 96 v.d. maddeleri uyarınca zararını ispat edemediği B.K.'nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için de yeterli kanıt olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 4 ncü maddesi ile davalının en az (700) yabancı öğrenciyi davacıya konaklatmayı garanti etme yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının mücbir sebep savunmasının yerinde olmadığını, esasen davalının yurt dışından getirdiği öğrenci grubunu başka tesislerde konaklattığı, sabit görülmesine karşın davacının uğradığını iddia ettiği zararı ispat edemediği yönündeki yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin bu konuda oluşmuş sektörel teamüller de gözetilerek böyle bir sözleşmenin mücbir sebep durumları dışında ihlalinde konaklama edimini üstlenenin uğradığı menfi ve müspet zararının tazminini isteyebileceği yönünde kararlılık kazanmış görüş ve uygulaması uyarınca ilgili alanda uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan davalının sözleşmeye aykırılığından dolayı davacının belgelenmiş olması halinde menfi zararı ile hizmeti verememesinden dolayı doğmayan gider ve harcamaları düşüldükten sonra sözleşmenin 9 ncu maddesinde kararlaştırılan biçim ve koşullarda (700) öğrenciye vereceği hizmetten sağlayacağı kazançtan oluşan müspet zararının ne olduğu sorulup oluşacak sonucu göre davacı zararının hüküm altına alınması gerekirken, sözleşmeye aykırılık olgusu kabulüne ters düşen isabetsiz gerekçe ve nitelendirmelerle yazılı biçimde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy