(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 9.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 2002/13-2002/1086 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin aidatın iadesi için başlattıkları takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptaline ve inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı kooperatif üyeliğinden istifa eden davacının yaptığı ödentilerin iadesi için başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının istifasının hangi tarihte gerçekleştiği üzerinde toplanmaktadır.
Davacının ortaklıktan ayrılma istemi 20.02.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edilmiştir. Davalı kooperatifin 2001 yılı genel kurul toplantısında, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/2 nci maddesi uyarınca, ayrılan ortaklara ödemelerin, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle, geciktirilmesine ilişkin kararın alındığı, davalı tarafça savunulmuş ve bu kararın varlığına bilirkişi raporunda işaret edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, istifa tarihinin 20.11.1999 olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, kooperatifin malvarlığını tehlikeye düşüreceğine ilişkin olarak, 30.04.2000 tarihli genel kurul toplantısında alınan daha önceki karara göre, değerlendirme yapılması da doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece istifa tarihi 20.02.2000 tarihi olarak kabul edilip, ertesi yıl toplandığı savunulan, genel kurulda alınan karara ilişkin tutanak getirtilerek, ayrılan ortaklara yapılacak ödemenin kooperatif mal varlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği hususunda, bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsiz olmuştur.
3- Kabule göre de;
a)Takip talebinde yer alan işlemiş faiz miktarına tekrar faiz yürütülmesi de doğru değildir.
b)1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca, hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra, bakiyesine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta yasal düzenlemeye aykırı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
4- Yukarı da açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy