(2004 S. K. m. 62, 67)
Taraflar arasında görülen davada Zeytinburnu Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2001 tarih ve 2000/793 - 2001/1098 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kaçak elektrik kullanması nedeniyle tahakkuk ettirilen kullanım bedelinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaçak elektrik kullanılan yerin U.... Tekstil Ltd.Şti'ne ait olduğunu, müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, inkar tazminatı talebinin yanlış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davasının kabulüne, davalı borçlunun Zeytinburnu 2.İcra Müdürlüğünün 2000/122 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, kaçak tespitinin yapıldığı iş yerinin kendisiyle ilgisinin olmadığını, U.... Tekstil Mak.San.Tic.Ltd.Şti'ne ait bulunduğunu, babasının ortaklarından birisi olduğunu savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. Takibe konu alacak, davalı adına düzenlenmiş 3.5.1999 tarihli tutanağa dayandırılmıştır. Anılan tutanakta davalının imzası bulunmamaktadır. Tutanakta, sayacın kaldırıldığı 6.6.1996 tarihinden beri kaçak kullanımın mevcut olduğu şerh edilerek, kullanım bedeli bu tarih esas alınarak hesaplanmıştır.7 ay sonra, 14.12.1999 tarihinde aynı iş yeri için tanzim edilen kaçak elektrik tutanağında ise, iş yerinin savunmada belirtilen şirkete ait olduğu açıklanmış, davalının imzası alınmıştır. Bu tutanağa ilişkin kullanım bedelini içeren ödeme emri de bahse konu şirket adına düzenlenerek tebliğ edilmiş, bedel, bu şirketçe ödenmiştir. Ayrıca, gerek vekaletname içeriği, gerekse davalı vekilince sunulan okul kaydından davalının 14.10.1980 doğum tarihli olduğu, kaçak kullanımın başladığının kabul edildiği 6.6.1996 tarihinde 16 yaşını ikmal etmediği anlaşılmıştır. Davada davalı sıfatı, bir subjektif hak kendisinden istenebilecek olan, o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Taraf sıfatı, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. O halde, kaçak elektrik kullanıldığı belirlenen iş yerinin 6.6.1996 tarihi ve sonrasında kime ait olduğunun tespiti için, vergi, maliye, belediye, SSK vs. kayıtları celbedilmeli, gerektiğinde zabıta araştırması yapılmalı, dava dışı U.... Tekstil Mak.San.Tic.Ltd.Şti.'nin ticaret sicil dosyası getirtilmeli, ne zaman kurulduğu, ortaklarının kimler olduğu belirlenmeli, iş yerinin davalıyla ilgisi tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Dolayısıyla, yukarıda açıklanan hususlar yerine getirilmeden eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Kabul biçimine göre de; mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, rapor denetlenebilir özelikte değildir. Zira hesaplamanın neye göre yapıldığı, kaçak kullanım bedeli, gecikme zammı ve KDV nin nasıl hesaplandığı açık değildir.O halde, kaçak kullanıma ilişkin dönemleri kapsar Elektrik Tarifeler Yönetmeliğinin celbedilerek, bilirkişiden ek rapor alınıp veya gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
3-Ayrıca, takibe konu alacak, haksız fiil niteliğinde olan kaçak kullanımdan kaynaklanmaktadır. Alacağın likit olmadığı, miktarının önceden belirlenebilme özelliğinin bulunmadığı nazara alınarak, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yanlıştır.
Sonuç: Yukarda 1, 2 ve3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy