(6762 S. K. m. 3) (3095 s. Faiz K. m. 2)
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.12.2000 tarih ve 2000/728 - 2000/1884 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kaçak elektrik kullandığının tutanakla tespit edildiğini, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin kaçak elektrik kullananlara uygulanacak tarife gereğince, davalının kullandığı elektrik bedelinin (412.820.000.-) TL, bu bedelin takip tarihine kadar ki gecikme zammı, KDV ve Belediye Tük. Vergisi toplamının (769.805.000.-) TL olup, toplam takip tutarının (1.182.625.000.-) TL bulunduğunu, davalının alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takibe itiraz edip, takibi durdurduğunu ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davacının reeskont faizi ve icra-inkar tazimatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı B.... Elektrik Dağıtım A.Ş. tacir olup TTK.nun 3 ncü maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı yasanın 2 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında "arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği" belirtilmiş olmasına göre, 4489 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerde dikkate alınarak, olayda istem gibi,icra takip tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar reeskont, bu tarihten itibaren avans oranında temerrüt faizi tatbikine olanak sağlayacak şekilde takibin devamına karar verilmesi gerekirken, istemin haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesiyle yasal oranda temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy